an online Instagram web viewer

#ayrintiklasik medias

Photos

Uzun zamandır Maupassant okumamıştım. Kitap okumaya maupassant öyküleri okuyarak başlamak ve aradan geçen yıllar neticesinde yeri hep ayrı olan bir yazarla yüreklerin tekrar birleşmesi mutluluk sebebi oluyor. Okuduğum en heyecanlı hikayelerinden biri Le Horla. Bundan 10 yıl önce bordo siyah dünya klasiklerini hatırlarsınız. Şu an bile tutkunları var benim gibi 😊 Mutluluk öykü kitabı -her kitaba başlayacağım ne okumalıyım diyen herkese ilk önerimdir- beni çok etkilemiştir. Madame cocot, Kurt, mutluluk, mücevher, Ay ışığı Cehennemlik... hala satır satır aklımda. Bu yüzden Guy De Maupassant hep en sevdiğim yazar olacak. Burada bir dipnot düşmem gerekir Gustave Flaubert'in hem akrabası hem de öğrencisidir ve 42 yaşında hastalıklarla geçen ömrün sonunda sayısız makale öykü ve eserlerle bitmesi onun hem çok üretken hem de çok asil bir aileden geldiğinin kanıtıdır.
Mutlaka okunması gereken bir yazar.
#yarimyuzluadam #kitap #roman #yazar #kitaplik #book #books #instakitap #instabook #tbt #ayrıntıyayınları #ayrıntıklasik #istanbul #instabooks #maupassant #ikra #oku #okudumbitti #like
Uzun zamandır Maupassant okumamıştım. Kitap okumaya maupassant öyküleri okuyarak başlamak ve aradan geçen yıllar neticesinde yeri hep ayrı olan bir yazarla yüreklerin tekrar birleşmesi mutluluk sebebi oluyor. Okuduğum en heyecanlı hikayelerinden biri Le Horla. Bundan 10 yıl önce bordo siyah dünya klasiklerini hatırlarsınız. Şu an bile tutkunları var benim gibi 😊 Mutluluk öykü kitabı -her kitaba başlayacağım ne okumalıyım diyen herkese ilk önerimdir- beni çok etkilemiştir. Madame cocot, Kurt, mutluluk, mücevher, Ay ışığı Cehennemlik... hala satır satır aklımda. Bu yüzden Guy De Maupassant hep en sevdiğim yazar olacak. Burada bir dipnot düşmem gerekir Gustave Flaubert'in hem akrabası hem de öğrencisidir ve 42 yaşında hastalıklarla geçen ömrün sonunda sayısız makale öykü ve eserlerle bitmesi onun hem çok üretken hem de çok asil bir aileden geldiğinin kanıtıdır. Mutlaka okunması gereken bir yazar. #yarimyuzluadam  #kitap  #roman  #yazar  #kitaplik  #book  #books  #instakitap  #instabook  #tbt  #ayrıntıyayınları  #ayrıntıklasik  #istanbul  #instabooks  #maupassant  #ikra  #oku  #okudumbitti  #like 
Repost from @pinkitap using @RepostRegramApp - Aynur Kulak'ın Kaleminden...
Devam Edin Echo'nun Kemikleri'ni Okumaya...
Beckett / Echo'nun Kemikleri
#echonunkemikleri #echo #beckett #ayrintiyayinlari #ayrinti #ayrintiklasik #pinkitap #kitap #kitaptavsiyesi #okumahalleri #okuma #kitaplikahve #kitapkahve #books #cat #dog #istanbul #hayatakarken
Aynur Kulak'ın Kaleminden...
Devam Edin Echo'nun Kemikleri'ni Okumaya...
Beckett / Echo'nun Kemikleri / Ayrıntı Yayınları 
#echonunkemikleri #echo #beckett #ayrintiyayinlari #ayrinti #ayrintiklasik #pinkitap #kitap #kitaptavsiyesi #okumahalleri #okuma #kitaplikahve #kitapkahve #books #cat #dog #istanbul #hayatakarken
hayaletteki ışık ve gölge

Palto’da hikayesi anlatılan Akakiy Akakiyeviç edebiyatın o dönemlerde çok da üzerinde durmadığı, başlarından geçenlerle ya da iç dünyalarında neler olup bittiğiyle ilgilenmediği “sıradan” memurlardan biridir. Sevimsiz bir tabir olmakla birlikte, edebiyatımızda bir dönem çok dillendirilen “küçük insan”lardandır. Bugün öyküden söz ettiğimizde en sık tabirlerin başında “anıştırma”nın gelmesi ya da öyküde anlatılanların “daha fazlası”ndan, “perdenin gerisindeki”lerden dem vurulduğuna sıkça rastlamamız, Gogol’ün paltosundan sonraki kuşaklardan öykücülerin bulup çıkardıklarıyla ilgili olmalı. Palto’nun çok farklı iki edebi ekolün birlikte ama bambaşka nedenlerle önemsediği bir kitap olduğuna dikkat çekmek gerekir. Gogol’ün bugün öykü türünün en önemli öncü yazarlarından sayılmasının nedeni de budur.
Palto’ya sahip olduğu kısa süre içerisinde Akakiy değişmiş, neredeyse bambaşka bir insan olmuştur. Bir hayaletken (çok zaman kimsenin varlığından haberdar olmadığı bir hayat sürmesi böyle yorumlanamaz mı?) normal bir insana mı dönmüştür, o kısa süre içerisinde daha önce yapmadıklarını yapması, hissetmediklerini hissetmesi onun kendisinin bir hayaletine ya da olmayan başka bir şeye dönüştüğü anlamına mı gelir, bunlar tartışılabilir. Aynı biçimde, absürd olanın Akakiy’in yıllar boyu sürdüğü hayat mı, yoksa paltonun onun ölümünün ardından hayalete dönüşmesi mi olduğu sorusuna tam bir yanıt vermek mümkün değil.Vermemiz de gerekmiyor. Nabokov’un sözünü yinelemekte fayda var. Palto’yu okuduğumuzda, yayımlanmasının üzerinden neredeyse 175 yıl geçmesine rağmen, “kendi varoluş durumumuzu, ender yaşanan akıldışı algı anlarına bağlayan gölgeler bul[mak]” bugün de mümkün. (Behçet Çelik, Palto’nun sunuşundan)
#ayrıntıklasik #gogol #palto #ayrıntılarönemlidir
hayaletteki ışık ve gölge Palto’da hikayesi anlatılan Akakiy Akakiyeviç edebiyatın o dönemlerde çok da üzerinde durmadığı, başlarından geçenlerle ya da iç dünyalarında neler olup bittiğiyle ilgilenmediği “sıradan” memurlardan biridir. Sevimsiz bir tabir olmakla birlikte, edebiyatımızda bir dönem çok dillendirilen “küçük insan”lardandır. Bugün öyküden söz ettiğimizde en sık tabirlerin başında “anıştırma”nın gelmesi ya da öyküde anlatılanların “daha fazlası”ndan, “perdenin gerisindeki”lerden dem vurulduğuna sıkça rastlamamız, Gogol’ün paltosundan sonraki kuşaklardan öykücülerin bulup çıkardıklarıyla ilgili olmalı. Palto’nun çok farklı iki edebi ekolün birlikte ama bambaşka nedenlerle önemsediği bir kitap olduğuna dikkat çekmek gerekir. Gogol’ün bugün öykü türünün en önemli öncü yazarlarından sayılmasının nedeni de budur. Palto’ya sahip olduğu kısa süre içerisinde Akakiy değişmiş, neredeyse bambaşka bir insan olmuştur. Bir hayaletken (çok zaman kimsenin varlığından haberdar olmadığı bir hayat sürmesi böyle yorumlanamaz mı?) normal bir insana mı dönmüştür, o kısa süre içerisinde daha önce yapmadıklarını yapması, hissetmediklerini hissetmesi onun kendisinin bir hayaletine ya da olmayan başka bir şeye dönüştüğü anlamına mı gelir, bunlar tartışılabilir. Aynı biçimde, absürd olanın Akakiy’in yıllar boyu sürdüğü hayat mı, yoksa paltonun onun ölümünün ardından hayalete dönüşmesi mi olduğu sorusuna tam bir yanıt vermek mümkün değil.Vermemiz de gerekmiyor. Nabokov’un sözünü yinelemekte fayda var. Palto’yu okuduğumuzda, yayımlanmasının üzerinden neredeyse 175 yıl geçmesine rağmen, “kendi varoluş durumumuzu, ender yaşanan akıldışı algı anlarına bağlayan gölgeler bul[mak]” bugün de mümkün. (Behçet Çelik, Palto’nun sunuşundan) #ayrıntıklasik  #gogol  #palto  #ayrıntılarönemlidir 
"Bırakın beni! Neden bana böyle eziyet ediyorsunuz?" ~Akakiy Akakiyeviç "Bu işte, yani mektupları temize çekme işinde sadece kendine ait, değişik, hoş bir dünya bulurdu. İşini yaparken duyduğu mutluluk yüzünden okunurdu; bazı harfler gözdesiydi ve sıra bu harfleri yazmaya geldiğinde kendinden geçer, gözlerini kırpıştırır, gülümser ve sanki dudaklarıyla kalemine yardım ederdi. Yüzüne bakınca kaleminin ucundan hangi harfin dökülmekte olduğu kolayca anlaşılırdı." Palto, Rusça'dan Aslı Takanay'ın çevirisiyle... #Gogol
#Palto
#Şinel
#AyrintiKlasik
"Bırakın beni! Neden bana böyle eziyet ediyorsunuz?" ~Akakiy Akakiyeviç "Bu işte, yani mektupları temize çekme işinde sadece kendine ait, değişik, hoş bir dünya bulurdu. İşini yaparken duyduğu mutluluk yüzünden okunurdu; bazı harfler gözdesiydi ve sıra bu harfleri yazmaya geldiğinde kendinden geçer, gözlerini kırpıştırır, gülümser ve sanki dudaklarıyla kalemine yardım ederdi. Yüzüne bakınca kaleminin ucundan hangi harfin dökülmekte olduğu kolayca anlaşılırdı." Palto, Rusça'dan Aslı Takanay'ın çevirisiyle... #Gogol  #Palto  #Şinel  #AyrintiKlasik 
Ayrıntı~Klasik dizisinin ilk üç kitabının çok beğenilen kapak illüstrasyonlarını Berat @pekmezci kapak ve görsel tasarımını @gokcealper hazırladı. 
#AyrintiYayinlari 
#AyrintiKlasik 
www.ayrintiyayinlari.com.tr/dizi/klasik/67
Ayrıntı~Klasik dizisinin ilk üç kitabının çok beğenilen kapak illüstrasyonlarını Berat @pekmezci kapak ve görsel tasarımını @gokcealper hazırladı. #AyrintiYayinlari  #AyrintiKlasik  www.ayrintiyayinlari.com.tr/dizi/klasik/67
Ayrıntı~Klasik dizisinin ilk kitaplarından; Sadık Hidayet'in tek kişinin "birçok kişi" olduğu başyapıtı Kör Baykuş Farsça'dan Mehmet Kanar çevirisiyle, Franz Kafka'nın, Gregor Samsa'nın bir sabah böcek olarak uyanması üzerinden bireyin yabancılaşmasını anlattığı Dönüşüm, Almanca'dan Levent Bakaç'ın çevirisiyle tüm kitabevlerinde ve internet sitemizde. 
#sadikhidayet 
#korbaykus 
#mehmetkanar 
#kafka
#donusum 
#AyrintiYayinlari 
#AyrintiKlasik 
https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/dizi/klasik/67
Ayrıntı~Klasik dizisinin ilk kitaplarından; Sadık Hidayet'in tek kişinin "birçok kişi" olduğu başyapıtı Kör Baykuş Farsça'dan Mehmet Kanar çevirisiyle, Franz Kafka'nın, Gregor Samsa'nın bir sabah böcek olarak uyanması üzerinden bireyin yabancılaşmasını anlattığı Dönüşüm, Almanca'dan Levent Bakaç'ın çevirisiyle tüm kitabevlerinde ve internet sitemizde. #sadikhidayet  #korbaykus  #mehmetkanar  #kafka  #donusum  #AyrintiYayinlari  #AyrintiKlasik  https://www.ayrintiyayinlari.com.tr/dizi/klasik/67
"Şu yoksulluk, miskinlik dolu dünyada ilk defa sandım ki hayatımda bir güneş ışığı parladı. Ama heyhat! Güneş ışığı değildi bu; belki sadece gelip geçici bir ışık; kadın ya da melek şeklinde görünüp kayan bir yıldız. O bir anlık aydınlıkta, bir saniye zarfında hayatımın bütün bedbahtlıklarını gördüm; bunların görkemini fark ettim. Sonra bu ışık, kaybolması gereken karanlık girdabında yine kayboldu. Hayır, bu gelip geçici ışığı kendime saklayamadım."
Sadık Hidayet 
#korbaykus 
#sadikhidayet
#ayrintiyayinlari 
#ayrintiklasik
"Şu yoksulluk, miskinlik dolu dünyada ilk defa sandım ki hayatımda bir güneş ışığı parladı. Ama heyhat! Güneş ışığı değildi bu; belki sadece gelip geçici bir ışık; kadın ya da melek şeklinde görünüp kayan bir yıldız. O bir anlık aydınlıkta, bir saniye zarfında hayatımın bütün bedbahtlıklarını gördüm; bunların görkemini fark ettim. Sonra bu ışık, kaybolması gereken karanlık girdabında yine kayboldu. Hayır, bu gelip geçici ışığı kendime saklayamadım." Sadık Hidayet #korbaykus  #sadikhidayet  #ayrintiyayinlari  #ayrintiklasik 
Aleksandr Çayanov, 1917 Ekim Devrimi’nden sonra çeşitli Sovyet komitelerinde tarım reformlarına ilişkin olarak görevler üstlendi. Üniversitelerde dersler verdi. Çayanov tarımsal kooperatifleri destekliyordu ama bu hususla ilgili kimi şüpheleri de vardı. Tarımsal kooperatiflerin geniş ölçekli çiftlikler söz konusu olduğunda verimsiz olduğunu düşünüyordu. Çayanov’un şüpheleri, hane ve toprak fikriyle, özellikle de çiftçilik yaparak geçimlerini sağlayan köylülerin haneleriyle ilgiliydi. Çayanov, Sovyet hükümetinin artıdeğer üretmek adına çiftçilerin topraklarına el koymasına ve bunun yerine kooperatifleri geçirmesine şüpheyle yaklaşıyordu. Bu görüşlerinden ötürü Joseph Stalin tarafından “kulakların savunusunu yapmakla” eleştirildi. Çayanov 1930’da, NKVD tarafından uydurulan “Emek Köylü Partisi davası”ndan hareketle tutuklandı. Yargılama sürecinden sonra, ceza olarak, beş yıl süreyle Kazakistan’daki çalışma kamplarına yollandı. 3 Ekim 1937’de tekrar tutuklandı ve aynı gün kurşuna dizildi. Öldürüldükten sonra Sovyet hükümeti tarafından “itibarı” tekrar teslim edildi. Çayanov’un kimi çalışmaları şunlar: Köylü Çiftlikleri Örgütü (1925), Kapitalist Olmayan İktisadi Sistem Teorisi Üzerine. Bunların dışında 1918 ile 1928 arasında beş adet öykü kaleme aldı. 1920’de yayımlanan Biraderim Aleksey’in Köylü Ütopyası Ülkesine Seyahati, Türkçe’de ilk kez yayımlanıyor. Çayanov bu kitabında yazar olarak İvan Kremnev adını kullandı.

#aleksandrcayanov
#biraderimalekseyinkoyluutopyasiulkesineseyahati 
#ayrintiyayinlari 
#ayrintiklasik 
www.ayrintiyayinlari.com.tr/kisi/aleksandr-cayanov/1274
Aleksandr Çayanov, 1917 Ekim Devrimi’nden sonra çeşitli Sovyet komitelerinde tarım reformlarına ilişkin olarak görevler üstlendi. Üniversitelerde dersler verdi. Çayanov tarımsal kooperatifleri destekliyordu ama bu hususla ilgili kimi şüpheleri de vardı. Tarımsal kooperatiflerin geniş ölçekli çiftlikler söz konusu olduğunda verimsiz olduğunu düşünüyordu. Çayanov’un şüpheleri, hane ve toprak fikriyle, özellikle de çiftçilik yaparak geçimlerini sağlayan köylülerin haneleriyle ilgiliydi. Çayanov, Sovyet hükümetinin artıdeğer üretmek adına çiftçilerin topraklarına el koymasına ve bunun yerine kooperatifleri geçirmesine şüpheyle yaklaşıyordu. Bu görüşlerinden ötürü Joseph Stalin tarafından “kulakların savunusunu yapmakla” eleştirildi. Çayanov 1930’da, NKVD tarafından uydurulan “Emek Köylü Partisi davası”ndan hareketle tutuklandı. Yargılama sürecinden sonra, ceza olarak, beş yıl süreyle Kazakistan’daki çalışma kamplarına yollandı. 3 Ekim 1937’de tekrar tutuklandı ve aynı gün kurşuna dizildi. Öldürüldükten sonra Sovyet hükümeti tarafından “itibarı” tekrar teslim edildi. Çayanov’un kimi çalışmaları şunlar: Köylü Çiftlikleri Örgütü (1925), Kapitalist Olmayan İktisadi Sistem Teorisi Üzerine. Bunların dışında 1918 ile 1928 arasında beş adet öykü kaleme aldı. 1920’de yayımlanan Biraderim Aleksey’in Köylü Ütopyası Ülkesine Seyahati, Türkçe’de ilk kez yayımlanıyor. Çayanov bu kitabında yazar olarak İvan Kremnev adını kullandı. #aleksandrcayanov  #biraderimalekseyinkoyluutopyasiulkesineseyahati  #ayrintiyayinlari  #ayrintiklasik  www.ayrintiyayinlari.com.tr/kisi/aleksandr-cayanov/1274
Çalışma cehennemine fırlatılmış bedenlerin trajedisi işlenir Kafka’nın Dönüşüm’ünde. Hepimizin başına gelen bir trajedi bu aslında: Hayatta kalmak için çalışmak zorundayız. Çalışmanın “zorunluluk” olduğu bir dünyada “özgürlüğe” yer olmadığı açık. Dönüşüm’ün satır aralarında köleliğin zincir sesleri duyulur. Aile kurumuna sonuna kadar bağlı olan, baba otoritesinden mustarip, borç batağına saplanmış bir karakterin; kendini bir sabah bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa’nın hazin hikâyesi, modern bireyin hikâyesiyle çakışır. Kapitalist toplumsal düzeneğin alelade bir karakteri olan Gregor Samsa özelinde, her gün aynı saatte uyanmak zorunda olan; akrep ve yelkovanın akışına bağlı olarak hareket eden bedenlerin hayatta kalmak için nasıl çırpındıkları anlatılır... #franzkafka 
#kafka 
#dönüşüm
#dieverwandlung 
#gregorsamsa 
#ayrintiyayinlari
#ayrintiklasik
Çalışma cehennemine fırlatılmış bedenlerin trajedisi işlenir Kafka’nın Dönüşüm’ünde. Hepimizin başına gelen bir trajedi bu aslında: Hayatta kalmak için çalışmak zorundayız. Çalışmanın “zorunluluk” olduğu bir dünyada “özgürlüğe” yer olmadığı açık. Dönüşüm’ün satır aralarında köleliğin zincir sesleri duyulur. Aile kurumuna sonuna kadar bağlı olan, baba otoritesinden mustarip, borç batağına saplanmış bir karakterin; kendini bir sabah bir böceğe dönüşmüş olarak bulan Gregor Samsa’nın hazin hikâyesi, modern bireyin hikâyesiyle çakışır. Kapitalist toplumsal düzeneğin alelade bir karakteri olan Gregor Samsa özelinde, her gün aynı saatte uyanmak zorunda olan; akrep ve yelkovanın akışına bağlı olarak hareket eden bedenlerin hayatta kalmak için nasıl çırpındıkları anlatılır... #franzkafka  #kafka  #dönüşüm  #dieverwandlung  #gregorsamsa  #ayrintiyayinlari  #ayrintiklasik