an online Instagram web viewer

#birkuplecik medias

Photos

•••
Dün gece bir rüya gördüm anne...
Ayaklarım yalınayak...
Koştum...
Hiç düşmedim, yaralanmadım anne...
Hiç utanmadım bile çırılçıplak... Gökkuşağının sekizinci rengini gördüm!
Sokak çocuklarının kurumuş yanaklarını öptüm!
İdam mahkumlarının bağlanmış gözlerini çözdüm!
Erkek doğmuş bir kadının naylon saçlarını ördüm! 
Kimse ağlamıyor, herkes mutluydu...
Kediler üşümüyor, köpekler toktu...
Oğullar gömülmüyor, anneler ağlamıyordu...
Tanrı uyumuyor...
Bizi görüyordu.

Özgürdük anne...
#CemAdrian
••• Dün gece bir rüya gördüm anne... Ayaklarım yalınayak... Koştum... Hiç düşmedim, yaralanmadım anne... Hiç utanmadım bile çırılçıplak... Gökkuşağının sekizinci rengini gördüm! Sokak çocuklarının kurumuş yanaklarını öptüm! İdam mahkumlarının bağlanmış gözlerini çözdüm! Erkek doğmuş bir kadının naylon saçlarını ördüm! Kimse ağlamıyor, herkes mutluydu... Kediler üşümüyor, köpekler toktu... Oğullar gömülmüyor, anneler ağlamıyordu... Tanrı uyumuyor... Bizi görüyordu. Özgürdük anne... #CemAdrian 
“Bu yorgunluğumuz, hep söyleyemediklerimizden.”
“Bu yorgunluğumuz, hep söyleyemediklerimizden.”
•••
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte,bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun...
#WilliamShakespeare
••• Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun... Güneşi seviyorum diyorsun, güneş açınca gölgeye kaçıyorsun... Rüzgarı seviyorum diyorsun, rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun... İşte,bunun için korkuyorum; Beni de sevdiğini söylüyorsun... #WilliamShakespeare 
“Geçmişle ilgili beni en çok büyüleyen şey çocukluğumdur; yalnızca ona baktığımda üzülmem yok olup giden zamana. Çünkü onda bulduğum, geri döndürülemeyen değil de ortadan kaldırılamayandır.”
#rolandbarthes
“Geçmişle ilgili beni en çok büyüleyen şey çocukluğumdur; yalnızca ona baktığımda üzülmem yok olup giden zamana. Çünkü onda bulduğum, geri döndürülemeyen değil de ortadan kaldırılamayandır.” #rolandbarthes 
Günlük tutmak mesele değil. Ben unutmaktan korkuyorum. Çok gencim farkındayım ama bir yanım yaşlı gibi. #birkuplecik
Günlük tutmak mesele değil. Ben unutmaktan korkuyorum. Çok gencim farkındayım ama bir yanım yaşlı gibi. #birkuplecik 
•••
+Çok sigara içiyorsun. Geçen sefere göre.
-Aynı miktarda içiyorum. Sigarayı seviyorum. Sigara içmek sanki unutmak gibi. Moralim dibe vurduğunda sigaram elimdeki tek şeydir. Yakarım, tüttürürüm ve sesimi keserim. Böylece duygularımı saklarım. Sigara duyguları saklar. Mentollü ve vanilyalı sigaralar var. Bazı insanlar sever. Mentollü sigaraları. Vanilyalı sigaraları. Çikolatalı sigaraları. Sigaralı sigaraları.. Sigara benim delirmemi engeller. Beni hayatta tutar. Beni ölene kadar hayatta tutar.
#LesAmoursImaginaires
••• +Çok sigara içiyorsun. Geçen sefere göre. -Aynı miktarda içiyorum. Sigarayı seviyorum. Sigara içmek sanki unutmak gibi. Moralim dibe vurduğunda sigaram elimdeki tek şeydir. Yakarım, tüttürürüm ve sesimi keserim. Böylece duygularımı saklarım. Sigara duyguları saklar. Mentollü ve vanilyalı sigaralar var. Bazı insanlar sever. Mentollü sigaraları. Vanilyalı sigaraları. Çikolatalı sigaraları. Sigaralı sigaraları.. Sigara benim delirmemi engeller. Beni hayatta tutar. Beni ölene kadar hayatta tutar. #LesAmoursImaginaires 
Bir gün girerseniz odama,
Cansız uzanmış bulursanız beni,
Bakın başucuma,
Bakın dört duvara,
Yalnızlık orda,
Sizinle nefes nefese,
Sizinle burun buruna,
Uzanmış yanı başımda yatağa,
Geçmiş masama,
Saymayın güldüklerimi,
Saymayın sevdiklerimi,
Bilin doymadım ben,
Ne aşka, ne dostluğa,
Vurun yalnızlığa..
#necaticumalı #birkuplecik
Bir gün girerseniz odama, Cansız uzanmış bulursanız beni, Bakın başucuma, Bakın dört duvara, Yalnızlık orda, Sizinle nefes nefese, Sizinle burun buruna, Uzanmış yanı başımda yatağa, Geçmiş masama, Saymayın güldüklerimi, Saymayın sevdiklerimi, Bilin doymadım ben, Ne aşka, ne dostluğa, Vurun yalnızlığa.. #necaticumalı  #birkuplecik 
Hala burda mısın? Sana bakmayarak seni uzaklaştırmadım mı? Sanki gözlerimden başka hiçbir şeyi görmek istemiyormuş gibi bana niye bakıyorsun? Neden saçların bu kadar ipeksi ve kimi kıvrımları hatta altınsı? Sakın konuşma, hızlı hızlı nefes alıp durma. Elin yumuşacık, biliyorum. Biliyorum, elin güçlü. Fakat niye o kadar yaklaşıyorsun bana? Bedenin niye titremeye başladı birden bire? Bana öyle bakma, bu kadar sıkı tutma elimi. Biliyorsun seni seviyorum ve seni sevmek istemiyorum…
#giovannipapini #beninedenseviyorsun
Hala burda mısın? Sana bakmayarak seni uzaklaştırmadım mı? Sanki gözlerimden başka hiçbir şeyi görmek istemiyormuş gibi bana niye bakıyorsun? Neden saçların bu kadar ipeksi ve kimi kıvrımları hatta altınsı? Sakın konuşma, hızlı hızlı nefes alıp durma. Elin yumuşacık, biliyorum. Biliyorum, elin güçlü. Fakat niye o kadar yaklaşıyorsun bana? Bedenin niye titremeye başladı birden bire? Bana öyle bakma, bu kadar sıkı tutma elimi. Biliyorsun seni seviyorum ve seni sevmek istemiyorum… #giovannipapini  #beninedenseviyorsun 
“Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, göz kırpıyordu. İncirlerden biri, bir eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı. Bir başkası, ünlü bir ozan, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör Ee Gee, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Sokrates, Attila ve garip adları değişik meslekleri olan daha bir yığın aşık, bir başkasıysa Olimpiyat takım şampiyonu bir kadındı. Bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım daha bir sürü incir daha vardı. Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum. Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.”
#SylviaPlath #sırçafanus
“Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyordum. Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, göz kırpıyordu. İncirlerden biri, bir eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı. Bir başkası, ünlü bir ozan, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör Ee Gee, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Sokrates, Attila ve garip adları değişik meslekleri olan daha bir yığın aşık, bir başkasıysa Olimpiyat takım şampiyonu bir kadındı. Bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım daha bir sürü incir daha vardı. Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum. Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.” #SylviaPlath  #sırçafanus 
•••
Dün gece bir rüya gördüm anne...
Ayaklarım yalınayak...
Koştum...
Hiç düşmedim, yaralanmadım anne...
Hiç utanmadım bile çırılçıplak... Gökkuşağının sekizinci rengini gördüm!
Sokak çocuklarının kurumuş yanaklarını öptüm!
İdam mahkumlarının bağlanmış gözlerini çözdüm!
Erkek doğmuş bir kadının naylon saçlarını ördüm! 
Kimse ağlamıyor, herkes mutluydu...
Kediler üşümüyor, köpekler toktu...
Oğullar gömülmüyor, anneler ağlamıyordu...
Tanrı uyumuyor...
Bizi görüyordu.

Özgürdük anne...
#CemAdrian
••• Dün gece bir rüya gördüm anne... Ayaklarım yalınayak... Koştum... Hiç düşmedim, yaralanmadım anne... Hiç utanmadım bile çırılçıplak... Gökkuşağının sekizinci rengini gördüm! Sokak çocuklarının kurumuş yanaklarını öptüm! İdam mahkumlarının bağlanmış gözlerini çözdüm! Erkek doğmuş bir kadının naylon saçlarını ördüm! Kimse ağlamıyor, herkes mutluydu... Kediler üşümüyor, köpekler toktu... Oğullar gömülmüyor, anneler ağlamıyordu... Tanrı uyumuyor... Bizi görüyordu. Özgürdük anne... #CemAdrian 
We all have our reasons
We all have our reasons
•••
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte,bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun...
#WilliamShakespeare
••• Yağmuru seviyorum diyorsun, yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun... Güneşi seviyorum diyorsun, güneş açınca gölgeye kaçıyorsun... Rüzgarı seviyorum diyorsun, rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun... İşte,bunun için korkuyorum; Beni de sevdiğini söylüyorsun... #WilliamShakespeare 
•••
-Ama bu benim seçtiğim bir yaşam değil, dedim.
-Hangimiz kendi yaşamımızı seçiyoruz ki, dedi iskele memuru.
Hangimiz dilediğimiz yaşamı seçiyoruz ki?
#feritedgü #birgemide
••• -Ama bu benim seçtiğim bir yaşam değil, dedim. -Hangimiz kendi yaşamımızı seçiyoruz ki, dedi iskele memuru. Hangimiz dilediğimiz yaşamı seçiyoruz ki? #feritedgü  #birgemide 
ÇEKİLİŞ ZAMANI !!!
@birkuplecik hesabını takip eden ve bu paylaşıma 3 arkadaşını etiketleyen 1 kişiye
107 kitaptan oluşan
İş Bankası Kültür Yayınları - Modern Klasikler Dizisi
hediye.
Çekilişe katılmak için son gün 24.12.2017 Pazar günüdür.
Çekiliş sonuçları 25.12.2017 Pazartesi günü açıklanacaktır.
🔷 Etiketlediğiniz 3 kişi size 1 katılım hakkı kazandırır. Daha fazla arkadaşınızı etiketlerseniz şansınız artacaktır.
🔷 1 yoruma en fazla 3 arkadaş etiketleyiniz. Daha fazlası için yeni yorumlar açmanız gerekmektedir.
🔷 Tanımadığınız kişileri etiketlemeyiniz!!!
Hepinize bol şans 💙
ÇEKİLİŞ ZAMANI !!! @birkuplecik hesabını takip eden ve bu paylaşıma 3 arkadaşını etiketleyen 1 kişiye 107 kitaptan oluşan İş Bankası Kültür Yayınları - Modern Klasikler Dizisi hediye. Çekilişe katılmak için son gün 24.12.2017 Pazar günüdür. Çekiliş sonuçları 25.12.2017 Pazartesi günü açıklanacaktır. 🔷 Etiketlediğiniz 3 kişi size 1 katılım hakkı kazandırır. Daha fazla arkadaşınızı etiketlerseniz şansınız artacaktır. 🔷 1 yoruma en fazla 3 arkadaş etiketleyiniz. Daha fazlası için yeni yorumlar açmanız gerekmektedir. 🔷 Tanımadığınız kişileri etiketlemeyiniz!!! Hepinize bol şans 💙
Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir…
Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki…
Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç…
Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez!
#ZekiDemirkubuz #Yeraltı
Şunu iyi bilin ki; gösteriş budalası insanlardan, gösterişli laflardan, gösterişin kendisinden hiç hoşlanmam! Bu, bir… Kibirden, kendini beğenmişlikten, “Bütün bu dağları ben yarattım” havalarından, süslü kişiliklerden nefret ederim! Bu, iki… Yalakalardan, yalakalıktan, yalakaca edilmiş laflardan ve davranışlardan da nefret ederim! Bu, üç… Dördüncüsü… Gerçeği, içtenliği ve samimiyeti çok severim. Ve Dostoyevski’nin dediği gibi; gerçeğin, her şeyin üstünde, zavallı egoların bile üstünde tutulmasını isterim. Arkadaşlığın, karşılıklı, açık sözlü ve yalansız olanı için canımı veririm! Evet buna bayılırım Sayın Generalim! Arkadaşlık, hassaslık ve incelik isteyen bir iştir; öyle kabalığa, özensizliğe, alaycılığa gelmez! #ZekiDemirkubuz  #Yeraltı 
•••
En sevdiğim,
Yine delirecekmişim gibi hissediyorum. Bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum. Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. Bu kadar şeyden sonra iki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin. Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terkedip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse bizim seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı.
V.
#VirginiaWoolf
••• En sevdiğim, Yine delirecekmişim gibi hissediyorum. Bu korkunç günleri atlatamayacakmışız gibi hissediyorum. Ve giden zamanı geri çeviremeyeceğim. Sesler duymaya başlıyorum ve konsantre olamıyorum. Bu yüzden yapmam gereken şeyi yapıyorum. Bana verebileceğin en büyük mutluluğu verdin. Kimsenin yapamayacağı şeyleri yaptın. Bu kadar şeyden sonra iki insanın birlikte daha mutlu olabileceğini sanmıyorum. Ben artık savaşamayacağım. Biliyorum, senin hayatını mahvediyorum, bensiz daha mutlu olacaksın. Görüyorsun bu mektubu bile doğru düzgün yazamıyorum. Okuyamıyorum. Hayatımdaki bütün mutluluğu sana borçlu olduğumu söylemek isterim. Bana karşı inanılmaz sabırlısın ve iyisin. Şunu söylemek istiyorum -aslında bunu herkes biliyor- eğer biri beni bu durumdan kurtarabilecek olsa bu sen olurdun. Her şey beni terkedip gitti ama senin iyiliğin hep benimle kaldı. Artık senin hayatını mahvetmeyeceğim. Kimse bizim seninle mutlu olduğumuz kadar mutlu olamazdı. V. #VirginiaWoolf 
“O gece oturup düşündüm. ‘Oğlum Bekir!’ dedim kendi kendime. ‘Yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi.’ O gün bugün usul usul yürüyorum işte.”
#zekidemirkubuz #masumiyet
“O gece oturup düşündüm. ‘Oğlum Bekir!’ dedim kendi kendime. ‘Yolu yok çekeceksin. İsyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. Yol belli, eğ başını, usul usul yürü şimdi.’ O gün bugün usul usul yürüyorum işte.” #zekidemirkubuz  #masumiyet 
“Eskiden gökyüzüne bakar, yıldızlar arasındaki yerimizi merak ederdik. Şimdi yere bakıp topraktaki yerimiz için endişeleniyoruz.”
#interstellar
Credit: @gedogfx
“Eskiden gökyüzüne bakar, yıldızlar arasındaki yerimizi merak ederdik. Şimdi yere bakıp topraktaki yerimiz için endişeleniyoruz.” #interstellar  Credit: @gedogfx
Düşünmeyen insan mutluymuş.
Düşünmeyen insan mutluymuş.
''Uykuya dalmak üzücü, çünkü insanları birbirinden ayırıyor. Beraber bile uyusanız aslında yalnızsınızdır.''
#aboutdesouffle
''Uykuya dalmak üzücü, çünkü insanları birbirinden ayırıyor. Beraber bile uyusanız aslında yalnızsınızdır.'' #aboutdesouffle 
•••
+Çok sigara içiyorsun. Geçen sefere göre.
-Aynı miktarda içiyorum. Sigarayı seviyorum. Sigara içmek sanki unutmak gibi. Moralim dibe vurduğunda sigaram elimdeki tek şeydir. Yakarım, tüttürürüm ve sesimi keserim. Böylece duygularımı saklarım. Sigara duyguları saklar. Mentollü ve vanilyalı sigaralar var. Bazı insanlar sever. Mentollü sigaraları. Vanilyalı sigaraları. Çikolatalı sigaraları. Sigaralı sigaraları.. Sigara benim delirmemi engeller. Beni hayatta tutar. Beni ölene kadar hayatta tutar.
#LesAmoursImaginaires
••• +Çok sigara içiyorsun. Geçen sefere göre. -Aynı miktarda içiyorum. Sigarayı seviyorum. Sigara içmek sanki unutmak gibi. Moralim dibe vurduğunda sigaram elimdeki tek şeydir. Yakarım, tüttürürüm ve sesimi keserim. Böylece duygularımı saklarım. Sigara duyguları saklar. Mentollü ve vanilyalı sigaralar var. Bazı insanlar sever. Mentollü sigaraları. Vanilyalı sigaraları. Çikolatalı sigaraları. Sigaralı sigaraları.. Sigara benim delirmemi engeller. Beni hayatta tutar. Beni ölene kadar hayatta tutar. #LesAmoursImaginaires 
Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. En kötüsü buydu. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti; ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım.
#yusufatılgan
Credit: @sarashakeel
Konuşmam yetmiyormuş gibi düşünmeye de başladım. En kötüsü buydu. Çoğu insanlar gibi düşünmeden konuşsaydım kimse bir şey demeyecekti; ama ben düşündüğümü söylemeye kalktım. #yusufatılgan  Credit: @sarashakeel
“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.”
#josemaurodevasconcelos #şekerportakalı
“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.” #josemaurodevasconcelos  #şekerportakalı 
Bir şeyi söylemekte kararsız kaldığında sus. Hiç  konuşmamak, söyleyip de pişman olmaktan iyidir.
Bir şeyi söylemekte kararsız kaldığında sus. Hiç konuşmamak, söyleyip de pişman olmaktan iyidir.
“Geçmişi düşündüğümde, hemen hemen yenilmez zorluklarla dolu olan geleceği düşündüğümde, sevmediğim ve kaytarmak istediğim, ya da tabiatımın kötü yanının kaytarmak istediği onca güç çalışmayı düşündüğümde; bana dönük, hep bana bakan gözleri düşündüğümde başaramazsam suçun nerede, kimde olduğunu bilecekler, bana ufak tefek serzenişlerde bulunmayacaklar, ama doğru ve erdemli olan, saf altından olan, her konuda denenmiş ve eğitilmiş olduklarından, yalnızca yüzlerindeki anlam neler diyecek bana: Sana yardımcı olduk, sana ışık verdik elimizden gelen her şeyi yaptık senin için, gerçekten dürüst bir çaba gösterdin mi? Hakettiğimiz karşılık nerede? Tüm uğraşmalarımızın meyvesi nedir? Anlıyorsun ya!
Düşündükçe, tüm güçlükleri, biz yaşlandıkça azalmayıp çoğalan dertleri, acıları, düş kırıklıklarını düşünüp başarısız olmak, rezil olmak korkularına kapıldıkça, ben de özlüyorum senin özlediğini. Keşke her şeyden uzak olsaydım, diyorum.”
#VincentVanGogh #Theoyamektuplar
Credit: @hayatininevreni
“Geçmişi düşündüğümde, hemen hemen yenilmez zorluklarla dolu olan geleceği düşündüğümde, sevmediğim ve kaytarmak istediğim, ya da tabiatımın kötü yanının kaytarmak istediği onca güç çalışmayı düşündüğümde; bana dönük, hep bana bakan gözleri düşündüğümde başaramazsam suçun nerede, kimde olduğunu bilecekler, bana ufak tefek serzenişlerde bulunmayacaklar, ama doğru ve erdemli olan, saf altından olan, her konuda denenmiş ve eğitilmiş olduklarından, yalnızca yüzlerindeki anlam neler diyecek bana: Sana yardımcı olduk, sana ışık verdik elimizden gelen her şeyi yaptık senin için, gerçekten dürüst bir çaba gösterdin mi? Hakettiğimiz karşılık nerede? Tüm uğraşmalarımızın meyvesi nedir? Anlıyorsun ya! Düşündükçe, tüm güçlükleri, biz yaşlandıkça azalmayıp çoğalan dertleri, acıları, düş kırıklıklarını düşünüp başarısız olmak, rezil olmak korkularına kapıldıkça, ben de özlüyorum senin özlediğini. Keşke her şeyden uzak olsaydım, diyorum.” #VincentVanGogh  #Theoyamektuplar  Credit: @hayatininevreni
“Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak,dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bilmaktan daha kolaydır…”
#sabahattinali #kürkmantolumadonna
“Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak,dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bilmaktan daha kolaydır…” #sabahattinali  #kürkmantolumadonna 
“Denizin nimetleri sert darbelerdir. Kimi zaman da kendini güçlü hissetme fırsatı. Denizi pek tanımam, ama yine de böyle olduğunu bilirim. Ve yine bilirim ki, hayatta güçlü olmak değil de, kendini güçlü hissetmek önemlidir, kendini bir kere olsun ölçebilmek, kendini bir kere olsun en eski insanlık durumunda bulabilmek, kör ve sağır taşla tek başına yüzleşebilmek, ellerin ve kafandan başka hiçbir şeyden yardım görmeden.”
#intothewild 
Credit: @mehmetgeren.design
“Denizin nimetleri sert darbelerdir. Kimi zaman da kendini güçlü hissetme fırsatı. Denizi pek tanımam, ama yine de böyle olduğunu bilirim. Ve yine bilirim ki, hayatta güçlü olmak değil de, kendini güçlü hissetmek önemlidir, kendini bir kere olsun ölçebilmek, kendini bir kere olsun en eski insanlık durumunda bulabilmek, kör ve sağır taşla tek başına yüzleşebilmek, ellerin ve kafandan başka hiçbir şeyden yardım görmeden.” #intothewild  Credit: @mehmetgeren.design
“Belki de insan yalnızca refahtan değil, acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor. Hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir. İnsanın yeri geldiğinde acıyı, tutkuya varan derecede sevdiği bir gerçektir. Bunu anlamak için insanlık tarihine bakmaya gerek yok, yaşamın ne olduğunu bilen bir insansanız kendi kendinize sorun yeter. Benim kişisel düşünceme göre, yalnızca refahı sevmenin biraz ayıp yanı bile vardır. İyi mi kötü mü olduğunu bilmem ama bazen bir şeyleri kırıp dökmenin bile kendine özgü bir tadı olabiliyor. Bu açıdan,ben ne yalnız başına refahı, ne de yalnız başına acıyı yeğlerim. Acı, kuşku demektir, yadsıma demektir. Bununla birlikte insan gerçek acıyı tatmak istediğinden, çevresinde bir kargaşa yaratmak, yok etmek, dağıtmak hevesinden asla kendisini uzaklaştıramaz. Bizim manevi varlığımızın biricik kaynağı acı değil mi?”
#dostoyevski #yeraltındannotlar
“Belki de insan yalnızca refahtan değil, acıdan da aynı ölçüde hoşlanıyor. Hatta acının mutluluk kadar yararlı olduğu bile düşünülebilir. İnsanın yeri geldiğinde acıyı, tutkuya varan derecede sevdiği bir gerçektir. Bunu anlamak için insanlık tarihine bakmaya gerek yok, yaşamın ne olduğunu bilen bir insansanız kendi kendinize sorun yeter. Benim kişisel düşünceme göre, yalnızca refahı sevmenin biraz ayıp yanı bile vardır. İyi mi kötü mü olduğunu bilmem ama bazen bir şeyleri kırıp dökmenin bile kendine özgü bir tadı olabiliyor. Bu açıdan,ben ne yalnız başına refahı, ne de yalnız başına acıyı yeğlerim. Acı, kuşku demektir, yadsıma demektir. Bununla birlikte insan gerçek acıyı tatmak istediğinden, çevresinde bir kargaşa yaratmak, yok etmek, dağıtmak hevesinden asla kendisini uzaklaştıramaz. Bizim manevi varlığımızın biricik kaynağı acı değil mi?” #dostoyevski  #yeraltındannotlar 
“Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine girdiler. Biten bir pazarın ağızlarında bıraktığı tatla, daha şimdiden bir sonraki pazarı düşünüyorlar. Benim içinse ne pazar var, ne de pazartesi. Karanlıklar içinde birbirini iteleyen günler ve birde bunun gibi şimşekler var. Değişen hiçbir şey yok, ama yine de her şey başka biçimde varolup gidiyor. Anlatamam. Yazamam. Bulantıya benziyor. Ama aynı zamanda onun tam tersi.”
#jeanpaulsartre #bulantı
“Yalnızım. İnsanların çoğu evlerine girdiler. Biten bir pazarın ağızlarında bıraktığı tatla, daha şimdiden bir sonraki pazarı düşünüyorlar. Benim içinse ne pazar var, ne de pazartesi. Karanlıklar içinde birbirini iteleyen günler ve birde bunun gibi şimşekler var. Değişen hiçbir şey yok, ama yine de her şey başka biçimde varolup gidiyor. Anlatamam. Yazamam. Bulantıya benziyor. Ama aynı zamanda onun tam tersi.” #jeanpaulsartre  #bulantı 
•••
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
...
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
#canyücel
••• O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Issızlığa teslim olmazdı sahiller, Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. ... Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!! #canyücel 
•••
Pencereyi kapama
Gök dolabilir içeri
Sen neyi görebilirsin
Islak bir bulutun ağışını mı

Pencereyi kapama
Kuş dolabilir içeri
Sen neyi taşıyabilirsin
Kırık bir dalın yükünü mü

Pencereyi aç
Soluğun çıksın dışarı
Sen büyütmedin mi ciğerinde onu
Kokusu hayatı yıkasın diye

Pencereyi aç
Sesin sarsın dünyayı
Duyulur elbet ta ötelerden
Yürek kendini tanır.
#arkadaşzekaiözger
••• Pencereyi kapama Gök dolabilir içeri Sen neyi görebilirsin Islak bir bulutun ağışını mı Pencereyi kapama Kuş dolabilir içeri Sen neyi taşıyabilirsin Kırık bir dalın yükünü mü Pencereyi aç Soluğun çıksın dışarı Sen büyütmedin mi ciğerinde onu Kokusu hayatı yıkasın diye Pencereyi aç Sesin sarsın dünyayı Duyulur elbet ta ötelerden Yürek kendini tanır. #arkadaşzekaiözger 
Şimdi burada oturuyorum, yalnızca bu anı hissediyorum, yarın yok benim için şu anda, öbürsü gün yok, bu an var, geleceği merak etmiyorum, onun için ölümden de korkmuyorum. Ölüm korkusu geleceği merak etmektir. Ölüm geleceğin içinde saklı. Şu anda buradayım, altımdaki toprağı, sırtımı dayadığım duvarı hissediyorum, geleceğe bakmıyorum, geleceğin içinde saklı ölüme bakmıyorum, şu anda yaşıyorum, mutluyum, şu anda ölüm yok işte, acı yok, kıçımın altındaki toprak var, gökyüzü var, ben gökyüzü arasında bir bağım, gökyüzünü hissediyorum, yıldızları görüyorum. Hepsi bu.
#ahmetaltan #enuzungece
Şimdi burada oturuyorum, yalnızca bu anı hissediyorum, yarın yok benim için şu anda, öbürsü gün yok, bu an var, geleceği merak etmiyorum, onun için ölümden de korkmuyorum. Ölüm korkusu geleceği merak etmektir. Ölüm geleceğin içinde saklı. Şu anda buradayım, altımdaki toprağı, sırtımı dayadığım duvarı hissediyorum, geleceğe bakmıyorum, geleceğin içinde saklı ölüme bakmıyorum, şu anda yaşıyorum, mutluyum, şu anda ölüm yok işte, acı yok, kıçımın altındaki toprak var, gökyüzü var, ben gökyüzü arasında bir bağım, gökyüzünü hissediyorum, yıldızları görüyorum. Hepsi bu. #ahmetaltan  #enuzungece 
It’s a lonely road.
It’s a lonely road.
“Neden yazmıyorsun İnci? Sen bize çok yazarsan,seni tekrar yanımıza getirirlermiş. Madem o kadar çok özledin,git bakalım yanlarına derlermiş. Nuran söyledi. Yanımıza gelmek istemiyor musun yoksa? Azıcık yazsan yine de getirirler mi seni yanımıza? İstersen azıcık yaz. Yine de getirmek isterlerse, çok yazmadım ki, azıcık yazdım dersin.”
#uçurtmayıvurmasınlar
“Neden yazmıyorsun İnci? Sen bize çok yazarsan,seni tekrar yanımıza getirirlermiş. Madem o kadar çok özledin,git bakalım yanlarına derlermiş. Nuran söyledi. Yanımıza gelmek istemiyor musun yoksa? Azıcık yazsan yine de getirirler mi seni yanımıza? İstersen azıcık yaz. Yine de getirmek isterlerse, çok yazmadım ki, azıcık yazdım dersin.” #uçurtmayıvurmasınlar 
•••
Bir deniz kıyısında gördü onu gözlerim
Bir sabah kuytusunda, değdi ona ellerim
Saçları rüzgar gibi savurur geçer beni
Taze bir bahar gibi sardı beni sevgilim
Şimdi çok uzaklardan geçmişe bakıyorum
Gökyüzünde yıldızlar, hep onu arıyorum
Kalbin bir yaprak gibi avcumun içindeki
O sanki sonbahar gibi sardı beni sevgilim
Sevgilim, sevgilim, sevgilim
Her aşkın bir şarkısı var
#cemadrian
••• Bir deniz kıyısında gördü onu gözlerim Bir sabah kuytusunda, değdi ona ellerim Saçları rüzgar gibi savurur geçer beni Taze bir bahar gibi sardı beni sevgilim Şimdi çok uzaklardan geçmişe bakıyorum Gökyüzünde yıldızlar, hep onu arıyorum Kalbin bir yaprak gibi avcumun içindeki O sanki sonbahar gibi sardı beni sevgilim Sevgilim, sevgilim, sevgilim Her aşkın bir şarkısı var #cemadrian 
I don’t like mondays.
I don’t like mondays.
“Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak… Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim? Odamı dolduran bütün bu kitapları yakmak. Bu resimleri bu levhaları ayaklarımın altına alıp ezmek. Neye yarar? Hepsi benim içime girdiler. Bende, silinmez, kaçınılmaz, yıkanıp temizlenmez izlerini bıraktılar.”
#yakupkadrikaraosmanoğlu #yaban
“Onlar gibi olmak, onlar gibi giyinmek, onlar gibi yiyip içmek, onlar gibi oturup kalkmak, onların diliyle konuşmak… Haydi bunların hepsini yapayım. Fakat, onlar gibi nasıl düşünebilirim? Nasıl onlar gibi hissedebilirim? Odamı dolduran bütün bu kitapları yakmak. Bu resimleri bu levhaları ayaklarımın altına alıp ezmek. Neye yarar? Hepsi benim içime girdiler. Bende, silinmez, kaçınılmaz, yıkanıp temizlenmez izlerini bıraktılar.” #yakupkadrikaraosmanoğlu  #yaban 
•••
Kısacık yoğun bir akşam
Herkesin yüzünün bir anıya karıştığı
Yoğun bir akşam
Bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde
Ve bir intihar üstüne söylenti
Bütün kıyıları dolaştı durdu
Kısacık bir akşam
Kısacık serin bir akşam
Kelebeklerin atlarla yarıştığı
Yoğun bir akşam
Bazı mektuplar damgalandı postanelerde
Oturuldu bir takım şarkılar söylendi
Bir adam bir kadının kapısını vurdu
Kısacık bir akşam
Neyi söylesem bir kahramanlıktı
İçinde azıcık buluştuğumuz
Bir bulutla bir kağıt peçete arasında
Kısacık yoğun bir akşam
Şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam
Bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve
Kısacık yoğun bir akşam
Her şey bir unutkanlıktı
Arada bir deliler gibi kavuştuğumuz
Tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında
Kısacık yoğun bir akşam
Biliyordum bir soğuktu nereye varsam
Bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve
Kısacık yoğun bir akşam.
Kim karıştırdı gerçekliğine
Yaşadığım sonsuzluğun
Ve oturuldu bir takım şeyler söylendi
İmla kurallarıyla mutsuzluk üstüne
Kısacık bir akşam
Duraladım ne yapsam
Kim karıştırdı gerçekliğine
Su terazilerindeki ensizliğin
Ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi
Araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne
Kısacık bir akşam
O kadar kısa ki bir akşam
Yüzümü suyun ardında buldum
Kıyılar bu yüzdendir öyle dediler
Kısacık yoğun bir akşam
Serin bir akşam öyle söylediler…
#turgutuyar
••• Kısacık yoğun bir akşam Herkesin yüzünün bir anıya karıştığı Yoğun bir akşam Bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde Ve bir intihar üstüne söylenti Bütün kıyıları dolaştı durdu Kısacık bir akşam Kısacık serin bir akşam Kelebeklerin atlarla yarıştığı Yoğun bir akşam Bazı mektuplar damgalandı postanelerde Oturuldu bir takım şarkılar söylendi Bir adam bir kadının kapısını vurdu Kısacık bir akşam Neyi söylesem bir kahramanlıktı İçinde azıcık buluştuğumuz Bir bulutla bir kağıt peçete arasında Kısacık yoğun bir akşam Şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam Bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve Kısacık yoğun bir akşam Her şey bir unutkanlıktı Arada bir deliler gibi kavuştuğumuz Tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında Kısacık yoğun bir akşam Biliyordum bir soğuktu nereye varsam Bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve Kısacık yoğun bir akşam. Kim karıştırdı gerçekliğine Yaşadığım sonsuzluğun Ve oturuldu bir takım şeyler söylendi İmla kurallarıyla mutsuzluk üstüne Kısacık bir akşam Duraladım ne yapsam Kim karıştırdı gerçekliğine Su terazilerindeki ensizliğin Ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi Araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne Kısacık bir akşam O kadar kısa ki bir akşam Yüzümü suyun ardında buldum Kıyılar bu yüzdendir öyle dediler Kısacık yoğun bir akşam Serin bir akşam öyle söylediler… #turgutuyar 
“Neden insanlar sürekli konuşmak zorunda? Belki de bu kadar çok konuşmamalı, hayatı sessizce yaşamalıyız. Ne kadar çok konuşursak, kelimeler de anlamlarını o kadar yitiriyor. ”
-Vivre Sa Vie
“Neden insanlar sürekli konuşmak zorunda? Belki de bu kadar çok konuşmamalı, hayatı sessizce yaşamalıyız. Ne kadar çok konuşursak, kelimeler de anlamlarını o kadar yitiriyor. ” -Vivre Sa Vie
“Olur biter. Geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna, uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana.”
#cahitsıtkıtarancı #eskisigibideğil
“Olur biter. Geçer gider. Ama canımı yaka yaka yutkunduğum şeyler var. Olup bitmeyen, geçip gitmeyen. Zaman zaman yine uykusuzluk çekiyorum ama çokta takılmıyorum artık bu uyku konusuna, uyuyunca geçmeyen şeylerin olduğunu anladığımdan bu yana.” #cahitsıtkıtarancı  #eskisigibideğil 
•••
Hiçbiriniz bilmezsiniz
Görmezsiniz karanlık yanımı
Kaç suçtan cezadan
Sanık saklandığımı 
Çok eski tarihlerden
Bütün insanlık günahlarını
İşlemişim hala işliyorum
Kopara kopara canımı 
Geldim defalarca, gittim defalarca
Kaç bahçe kuruttum bilmem
Yüzleşmedim yıllarca 
Kıydım defalarca, kırdım defalarca
Kaç kalbi yordum, kaç aşkı vurdum
Ama mahvoldum unutulunca 
Bak gözüme gör kendini
Koyu kopkoyu asfalt rengini
Söyle neyi arıyorsun
Hangi tartıya göre dengini 
Cennet de cehennem de
Melek de şeytan da bende
Hadi bul bakalım göster bana
Farkımız nerede?
#sezenaksu
••• Hiçbiriniz bilmezsiniz
Görmezsiniz karanlık yanımı
Kaç suçtan cezadan
Sanık saklandığımı Çok eski tarihlerden
Bütün insanlık günahlarını
İşlemişim hala işliyorum
Kopara kopara canımı Geldim defalarca, gittim defalarca
Kaç bahçe kuruttum bilmem
Yüzleşmedim yıllarca Kıydım defalarca, kırdım defalarca
Kaç kalbi yordum, kaç aşkı vurdum
Ama mahvoldum unutulunca Bak gözüme gör kendini
Koyu kopkoyu asfalt rengini
Söyle neyi arıyorsun
Hangi tartıya göre dengini Cennet de cehennem de
Melek de şeytan da bende
Hadi bul bakalım göster bana
Farkımız nerede? #sezenaksu 
“Küstürmeyin insanları hayata..
Sonra herşeyden vazgeçiyorlar.
Yaşamaktan,
güzel olan herşeyden vazgeçiyorlar…
Bir odada yalnızlığı bir dağ başında kalmayı,
bir adada mahsur kalmayı…
Nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar….
Küstürmeyin işte bazı insanları…”
#nazimhikmet
“Küstürmeyin insanları hayata.. Sonra herşeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan herşeyden vazgeçiyorlar… Bir odada yalnızlığı bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı… Nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar…. Küstürmeyin işte bazı insanları…” #nazimhikmet 
Geceleri kolay kolay uyuyamayan bir adam varmış. Kötü rüyalar görenlerin rüyalarına sızıp sonunu tatlıya bağlamak için uyanık kalırmış günün ilk ışıklarına kadar. Bir gün, bir kadının rüyasında kendi ölümünü görmüş. Usulca ayrılmış rüyadan. O geceden sonra da kimsenin rüyasına girmemiş..
#alilidar
Geceleri kolay kolay uyuyamayan bir adam varmış. Kötü rüyalar görenlerin rüyalarına sızıp sonunu tatlıya bağlamak için uyanık kalırmış günün ilk ışıklarına kadar. Bir gün, bir kadının rüyasında kendi ölümünü görmüş. Usulca ayrılmış rüyadan. O geceden sonra da kimsenin rüyasına girmemiş.. #alilidar 
“Bunca boş konuşan insanın arasında dilsiz olmak, engel değil, devrimdir.”
#özdemirasaf
“Bunca boş konuşan insanın arasında dilsiz olmak, engel değil, devrimdir.” #özdemirasaf 
İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.
İnsan sevdiği için sever. Aşkın hiçbir gerekçesi yoktur.
•••
Ben seni tanırım, tanırım o siyah beyaz yağmurlardan.
Bir küçük buluttan düşerken öpersin beni yanağımdan.
Ben seni duyarım, duyarım o aydınlık sabahlardan.
Bir çocuk getirir seni, dinlerim o özlediğim şarkılardan.

Biz senle…
Aynı toprakta yetişen,
Ayrı dallarda yeşeren,
Aynı rüzgarda devrilen çiçekler gibiyiz.

Biz senle…
Aynı yağmurdan dökülen,
Ayrı dağlardan süzülen,
Aynı denizde can veren nehirler gibiyiz.
"Biz senle ayrı yerlerde, aynı hayale kapılmış, aynı ormanda kaybolmuş çocuklar…”
Biz senle aynı yerinden vurulmuş, aynı yerinden kanayan, aynı yerinden acıyan aşıklar gibiyiz…
"Ben seni koklarım, koklarım bir denizin kıyısında.
Dalgalar estirir seni, görürüm o martıların kanatlarında.
Biz senle…
Aynı toprakta yetişen,
Ayrı dallarda yeşeren,
Aynı rüzgarda devrilen çiçekler gibiyiz.
Biz senle…
Aynı yağmurdan dökülen,
Ayrı dağlardan süzülen,
Aynı denizde can veren nehirler gibiyiz.
#cemadrian
••• Ben seni tanırım, tanırım o siyah beyaz yağmurlardan. Bir küçük buluttan düşerken öpersin beni yanağımdan. Ben seni duyarım, duyarım o aydınlık sabahlardan. Bir çocuk getirir seni, dinlerim o özlediğim şarkılardan. Biz senle… Aynı toprakta yetişen, Ayrı dallarda yeşeren, Aynı rüzgarda devrilen çiçekler gibiyiz. Biz senle… Aynı yağmurdan dökülen, Ayrı dağlardan süzülen, Aynı denizde can veren nehirler gibiyiz. "Biz senle ayrı yerlerde, aynı hayale kapılmış, aynı ormanda kaybolmuş çocuklar…” Biz senle aynı yerinden vurulmuş, aynı yerinden kanayan, aynı yerinden acıyan aşıklar gibiyiz… "Ben seni koklarım, koklarım bir denizin kıyısında. Dalgalar estirir seni, görürüm o martıların kanatlarında. Biz senle… Aynı toprakta yetişen, Ayrı dallarda yeşeren, Aynı rüzgarda devrilen çiçekler gibiyiz. Biz senle… Aynı yağmurdan dökülen, Ayrı dağlardan süzülen, Aynı denizde can veren nehirler gibiyiz. #cemadrian 
“Hayat, birisinin karmakarışık ettiği bir iptir…”
#fernandopessoa
“Hayat, birisinin karmakarışık ettiği bir iptir…” #fernandopessoa 
“İntihar bir akıl hastalığıdır ve ancak bir akıl hastasının körleşmiş duyularının sağladığı soğukkanlılıkla başarılabilir.”
#oğuzatay #tutunamayanlar
“İntihar bir akıl hastalığıdır ve ancak bir akıl hastasının körleşmiş duyularının sağladığı soğukkanlılıkla başarılabilir.” #oğuzatay  #tutunamayanlar 
DREAMING OF YOU
DREAMING OF YOU
Neden rahat etmek için saçma sapan konuşma gereksinimi duyarız?
#pulpfiction
Neden rahat etmek için saçma sapan konuşma gereksinimi duyarız? #pulpfiction 
But fake happiness is still the worts sadness.
But fake happiness is still the worts sadness.
•••
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
#victorhugo
••• Ağlamak için gözden yaş mı akmalı? Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı? Sevmek için güzele mi bakmalı? Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır? Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı? Hırsızlık; para, malmı çalmaktır? Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı? Solması için gülü dalından mı koparmalı? Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı? Öldürmek için silah, hançer mı olmalı? Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı? #victorhugo 
•••
gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş;
gün olur, deli gibi…
#orhanveli
••• gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş;
gün olur, deli gibi… #orhanveli 
"If we ever stop talking...Send me a song"
"If we ever stop talking...Send me a song"
Hala burda mısın? Sana bakmayarak seni uzaklaştırmadım mı? Sanki gözlerimden başka hiçbir şeyi görmek istemiyormuş gibi bana niye bakıyorsun? Neden saçların bu kadar ipeksi ve kimi kıvrımları hatta altınsı? Sakın konuşma, hızlı hızlı nefes alıp durma. Elin yumuşacık, biliyorum. Biliyorum, elin güçlü. Fakat niye o kadar yaklaşıyorsun bana? Bedenin niye titremeye başladı birden bire? Bana öyle bakma, bu kadar sıkı tutma elimi. Biliyorsun seni seviyorum ve seni sevmek istemiyorum…
#giovannipapini #beninedenseviyorsun
Hala burda mısın? Sana bakmayarak seni uzaklaştırmadım mı? Sanki gözlerimden başka hiçbir şeyi görmek istemiyormuş gibi bana niye bakıyorsun? Neden saçların bu kadar ipeksi ve kimi kıvrımları hatta altınsı? Sakın konuşma, hızlı hızlı nefes alıp durma. Elin yumuşacık, biliyorum. Biliyorum, elin güçlü. Fakat niye o kadar yaklaşıyorsun bana? Bedenin niye titremeye başladı birden bire? Bana öyle bakma, bu kadar sıkı tutma elimi. Biliyorsun seni seviyorum ve seni sevmek istemiyorum… #giovannipapini  #beninedenseviyorsun 
•••
+Dengeni bozan şey ne?
-Bir kadın.
#fi
••• +Dengeni bozan şey ne? -Bir kadın. #fi 
•••
Biliyorum sana giden yollar kapalı,
Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni.

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi.

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm,
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini.

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım,
Ben artık adam olmam bu derde düşeli.

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya,
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki.

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi,
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği.

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki.

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor,
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini.

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; 
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri. 
Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım,
Bu böyle pek de kolay değil gerçi...
Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki.
Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki.
İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:
Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu,
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.
#cemalsüreya
••• Biliyorum sana giden yollar kapalı, Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni. Ne kadar yakından ve arada uçurum; İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi. Uyandım uyandım, hep seni düşündüm, Yalnız seni, yalnız senin gözlerini. Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım, Ben artık adam olmam bu derde düşeli. Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya, Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki. Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi, Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği. Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda; Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki. Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor, Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini. Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu; Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri. Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım, Bu böyle pek de kolay değil gerçi... Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya; Bunun verdiği mutluluk da az değil ki. Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki. İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem, Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi: Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu, Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri. #cemalsüreya 
Bir gün Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaktadır. Tam bu sırada bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve ses oradan gelmektedir. Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler. İkisi birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar. Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini ve mutlaka çalan kişiyi görmek istediğini söyler. Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek onları içeri alır.
Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. Annesi kıza, Beethoven’ın geldiğini söyler ve kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız kördür. Bunu gören Beethoven, “lütfen benden birşey isteyin” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. Kızın cevabı şu olur; “ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?”
Bunun üzerine Beethoven piyanonun başına geçerek, ayışığı sonatını, doğaçlama olarak besteler.
#beethoven #ayışığısonatı
Bir gün Beethoven, bir arkadaşı ile birlikte Viyana sokaklarında dolaşmaktadır. Tam bu sırada bir apartmandan piyano sesi geldiğini duyar ve kafasını kaldırıp bakar. Apartmanın ikinci katındaki cam açıktır ve ses oradan gelmektedir. Arkadaşına, çalan kişinin muhteşem çaldığını ve onu görmesi gerektiğini söyler. İkisi birlikte ikinci kata çıkıp kapıyı çalarlar. Kapıyı açan kadın, Beethoven’ı hemen tanır ve şok olur. Beethoven, piyano sesine geldiğini ve mutlaka çalan kişiyi görmek istediğini söyler. Kadın, piyanoyu çalanın kızı olduğunu ve tanışmaktan mutlu olacağını belirterek onları içeri alır. Beethoven, piyano çalan kızın olduğu odaya girer. Annesi kıza, Beethoven’ın geldiğini söyler ve kız çok heyecanlanır, hemen ayağa kalkar, fakat kız kördür. Bunu gören Beethoven, “lütfen benden birşey isteyin” der, maddi bir şey isteyeceklerini düşünerek. Kızın cevabı şu olur; “ben hiç ayışığı görmedim, bana ayışığını anlatır mısınız?”
Bunun üzerine Beethoven piyanonun başına geçerek, ayışığı sonatını, doğaçlama olarak besteler. #beethoven  #ayışığısonatı 
Beklemek de güzel
Beklemek de güzel
Etrafımızı sarıverecek bir boşluk ki asla bitmeyecek,
Herşey bir anda anlamsız gelecek,
İşte biz o gün tükeneceğiz.
Etrafımızı sarıverecek bir boşluk ki asla bitmeyecek, Herşey bir anda anlamsız gelecek, İşte biz o gün tükeneceğiz.
Hüzünlü bir ruh, insanı mikroptan daha hızlı öldürür.
Hüzünlü bir ruh, insanı mikroptan daha hızlı öldürür.
•
yürümek;
yürümeyenleri arkasında boş
sokaklar gibi bırakarak,
havaları boydan boya yarıp ikiye
karanlığın gözüne bakarak yürümek..
yürümek;
dost omuzbaşlarını omuzlarının
yanında duyup,
kelleni orta yere
yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek ..
yürümek;

yolunda pusuya yattıklarını,
arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek ..
yürümek;
yürekten gülerekten yürümek ...
#nazimhikmet
• yürümek; yürümeyenleri arkasında boş sokaklar gibi bırakarak, havaları boydan boya yarıp ikiye karanlığın gözüne bakarak yürümek.. yürümek; dost omuzbaşlarını omuzlarının yanında duyup, kelleni orta yere yüreğini yumruklarının içine koyup yürümek .. yürümek; yolunda pusuya yattıklarını, arkadan çelme attıklarını bilerek yürümek .. yürümek; yürekten gülerekten yürümek ... #nazimhikmet 
Geçti diyeceksiniz ama geçmediğini sizden başka kimse bilmeyecek.
Geçti diyeceksiniz ama geçmediğini sizden başka kimse bilmeyecek.
“Beklerken bir kaç saat geçti. Yanımdan üç beş otobüs, beş on kedi, yirmi otuz insan geçti. Parkın üzerinden siyahın bir sürü tonu geçti. Sıkılıp eve döndüm, kumanadaya gitti elim, ekrandan peş peşe programlar geçti. Önümden elinde çay bardağıyla annem geçti. Uzaktan trenler geçti. İçimden kısık sesle söylenen şarkılar geçti. Hatta bir ara içim geçti. Beklerken bir sürü şey geçti, zaman bir türlü geçmedi..”
#alilidar
“Beklerken bir kaç saat geçti. Yanımdan üç beş otobüs, beş on kedi, yirmi otuz insan geçti. Parkın üzerinden siyahın bir sürü tonu geçti. Sıkılıp eve döndüm, kumanadaya gitti elim, ekrandan peş peşe programlar geçti. Önümden elinde çay bardağıyla annem geçti. Uzaktan trenler geçti. İçimden kısık sesle söylenen şarkılar geçti. Hatta bir ara içim geçti. Beklerken bir sürü şey geçti, zaman bir türlü geçmedi..” #alilidar