an online Instagram web viewer
  • reader_yaseuc
    reader_yaseuc
    @reader_yaseuc

Images by reader_yaseuc

"Günlerin Köpüğü" hasta Chloe'nin ciğerlerinde giderek büyüyen Nilüfer çiçeğinin viraneleşen bir ev içinde nefes alması için gerekli olan diğer çiçeklerle birlikte nasıl büyüdüğünü resmeden bir kitap. Duke Ellington ve Johnny Hodges'in tılsımlı caz müzikleri eşliğinde New Orleans sokaklarında elinde öylece kalakalmış bir Jean Paul Sartre kitabı ile dolaşmak gibi bir his bırakıyor. Gerçek olamayacak kadar düşsel bir dünya sunuyor. Hayal dünyasının perdesini hemen aralayıp da kolayca zihinsel bir filme dönüşebilen kitapları sevmediğim için benim tarzımda olmadığına karar versem de böyle kitap sevenlere tavsiye edilir.
.
.
"Çiçekçilerin asla demir parmaklıkları olmaz. Kimse çiçekleri çalmayı aklına getirmez."
.
.
#borisvian #günlerinköpüğü #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
"Günlerin Köpüğü" hasta Chloe'nin ciğerlerinde giderek büyüyen Nilüfer çiçeğinin viraneleşen bir ev içinde nefes alması için gerekli olan diğer çiçeklerle birlikte nasıl büyüdüğünü resmeden bir kitap. Duke Ellington ve Johnny Hodges'in tılsımlı caz müzikleri eşliğinde New Orleans sokaklarında elinde öylece kalakalmış bir Jean Paul Sartre kitabı ile dolaşmak gibi bir his bırakıyor. Gerçek olamayacak kadar düşsel bir dünya sunuyor. Hayal dünyasının perdesini hemen aralayıp da kolayca zihinsel bir filme dönüşebilen kitapları sevmediğim için benim tarzımda olmadığına karar versem de böyle kitap sevenlere tavsiye edilir. . . "Çiçekçilerin asla demir parmaklıkları olmaz. Kimse çiçekleri çalmayı aklına getirmez." . . #borisvian  #günlerinköpüğü  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Hermann Hesse'in basit konulu (Simyacı gibi küçük yaş kitabı) gelen Siddhartha'sından sonra okuduğum ikinci kitabı olan Bozkırkurdu, Harry Haller'in bıraktığı notlardan oluşuyor, Kahraman'ın kendi benliğinde vahşi, yalnız, mutsuz, acılara tutunan, tedirgin ve bulunulan çağa yabancı bozkırkurdu bir ruh ile yüksek bireyselciliği savunan normal bir ruh arasındaki dışşal ve içsel anlamda kıyasıya rekabetini anlatıyor. Bir bilim adamının sıradan ve dingin yaşamı ile kaçık bir hayatın muhakemesi yapılıyor. Kitabın cümle kurgu kabiliyeti mükemmel (yarım sayfalık harikulade cümlelerden bolca kullanılıyor) olmasına rağmen olay örgüsünde (giriş, gelişme ve sonuç) hoşuma gitmeyen rahatsız edici bir özelliği bulunmakta idi ki, basit bir sonla bitiverdi. İlk yarısına kadar iyi düzeyde bir kitap diğer yarısında ise orta düzeyde başka bir kitap okumuşluk hissi verdiğini belirtmeden geçemeyeceğim. .
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"İnsanların çoğu yüzmeyi öğrenmeden yüzmek istemez...yüzmek istememeleri doğal çünkü karada yaşamak için yaratılmışlardır, suda değil. Ve düşünmek istememeleri doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlardır, düşünmek için değil."
"Yazıklanılacak tek şey şimdiydi, bugündü, yitirdiğim ve sadece edilgen bir tutumla katlandığım, bana ne armağanlar sunmuş, ne beni fazla sarsmış bu sayısı saatler ve günlerdi."
"Bir insandaki dayanma gücünün sınırını merak ediyorum doğrusu. Baktım ki katlanabilirliğimin sınırına gelip dayandım, kapıyı açıverir, esenliğe kavuşurum."
"Hayli yüksek düzeye çıkarılmış bireyselleşme, benim karşısında yer alır, onu yeniden yok etmeye yönelir."
"Zaman ve dünya, para ve güç, küçük ve sığ insanların elinde bulunacak her zaman, asıl insanların elimde ise hiçbir şey. Yalnızca ölüm."
.
.
#hermannhesse #bozkırkurdu #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Hermann Hesse'in basit konulu (Simyacı gibi küçük yaş kitabı) gelen Siddhartha'sından sonra okuduğum ikinci kitabı olan Bozkırkurdu, Harry Haller'in bıraktığı notlardan oluşuyor, Kahraman'ın kendi benliğinde vahşi, yalnız, mutsuz, acılara tutunan, tedirgin ve bulunulan çağa yabancı bozkırkurdu bir ruh ile yüksek bireyselciliği savunan normal bir ruh arasındaki dışşal ve içsel anlamda kıyasıya rekabetini anlatıyor. Bir bilim adamının sıradan ve dingin yaşamı ile kaçık bir hayatın muhakemesi yapılıyor. Kitabın cümle kurgu kabiliyeti mükemmel (yarım sayfalık harikulade cümlelerden bolca kullanılıyor) olmasına rağmen olay örgüsünde (giriş, gelişme ve sonuç) hoşuma gitmeyen rahatsız edici bir özelliği bulunmakta idi ki, basit bir sonla bitiverdi. İlk yarısına kadar iyi düzeyde bir kitap diğer yarısında ise orta düzeyde başka bir kitap okumuşluk hissi verdiğini belirtmeden geçemeyeceğim. . . Kitaptan birkaç alıntı: "İnsanların çoğu yüzmeyi öğrenmeden yüzmek istemez...yüzmek istememeleri doğal çünkü karada yaşamak için yaratılmışlardır, suda değil. Ve düşünmek istememeleri doğal, çünkü yaşamak için yaratılmışlardır, düşünmek için değil." "Yazıklanılacak tek şey şimdiydi, bugündü, yitirdiğim ve sadece edilgen bir tutumla katlandığım, bana ne armağanlar sunmuş, ne beni fazla sarsmış bu sayısı saatler ve günlerdi." "Bir insandaki dayanma gücünün sınırını merak ediyorum doğrusu. Baktım ki katlanabilirliğimin sınırına gelip dayandım, kapıyı açıverir, esenliğe kavuşurum." "Hayli yüksek düzeye çıkarılmış bireyselleşme, benim karşısında yer alır, onu yeniden yok etmeye yönelir." "Zaman ve dünya, para ve güç, küçük ve sığ insanların elinde bulunacak her zaman, asıl insanların elimde ise hiçbir şey. Yalnızca ölüm." . . #hermannhesse  #bozkırkurdu  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
"İnsan neden okur?" sorusuna cevap arayan Marcel Proust, kitapların insan yalnızlığına gidilen yolda derinlik ölçen, karşılık beklemeyen bir dostluk veren, zeka ve zihin açan, düşünme ve yaratma gücü veren, bulunulan ortam ve zaman ile bağ kurduran özelliklerine vurgu yaparak klasik bir sürü eserden de örnekler sunarak okuma eyleminin analizini yapıyor.  Bu kitap ile yazarın 7'li setine biraz daha kendimi yaklaşmış saydığım için mutluyum. .
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Tüm iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerle yapılan bir sohbet gibidir."
"Canlılarla çene çalmayı tercih etmenizin sebebi yüzlerini görüyor olmanız.."
"Okuma, her birimiz için yalnız kalmayı sürdürürken başka bir düşüncenin iletilmesini kabul buyurmakta ibarettir."
"Okuma, bizim için sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı..."
"Başkaları için konuşur, kendimiz için susarız."
"Zihnin adabını sadece okuma ve bilgi kazandırır."
.
.
#marcelproust #okumagünleri #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
"İnsan neden okur?" sorusuna cevap arayan Marcel Proust, kitapların insan yalnızlığına gidilen yolda derinlik ölçen, karşılık beklemeyen bir dostluk veren, zeka ve zihin açan, düşünme ve yaratma gücü veren, bulunulan ortam ve zaman ile bağ kurduran özelliklerine vurgu yaparak klasik bir sürü eserden de örnekler sunarak okuma eyleminin analizini yapıyor. Bu kitap ile yazarın 7'li setine biraz daha kendimi yaklaşmış saydığım için mutluyum. . . Kitaptan birkaç alıntı: "Tüm iyi kitapların okunması, geçmiş yüzyıllarda bunları yazmış olan en saygın ve ilginç kişilerle yapılan bir sohbet gibidir." "Canlılarla çene çalmayı tercih etmenizin sebebi yüzlerini görüyor olmanız.." "Okuma, her birimiz için yalnız kalmayı sürdürürken başka bir düşüncenin iletilmesini kabul buyurmakta ibarettir." "Okuma, bizim için sihirli anahtarları bize kendi derinliklerimizde içlerine giremeyeceğimiz konutların kapısını açan bir kışkırtıcı..." "Başkaları için konuşur, kendimiz için susarız." "Zihnin adabını sadece okuma ve bilgi kazandırır." . . #marcelproust  #okumagünleri  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Kahramanı köpek Buck'ın kendi yurdundan alınarak donmuş topraklarda başka köpeklerle birlikte kızak ekibi olarak gördüğü işkenceleri anlatan kitap! Öldüresiye dövülerek hayatta kalma mücadelesini doğanın genel akışı içinde vermeye çalışan romanda, Buck'ın nasıl vahşete çağrıyı duymaya başladığına tanık olacaksınız. .
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Eski içgüdülerin kışkırtması sonucu belli zamanlar insanoğlunu güvenli şehirlerden ormanlara ve geniş ovalara sürükleyen kimyasal maddelerce fırlatılan kurşunlara can almak; kan dökmenin şehveti; öldürmenin hazzı; yalnız onda çok daha derinlerdeydi."
"Sopanın ve dişin yasası.."
"Merhamet korku sanılırdı ve bu yanlış anlama, ölüm getirirdi. Ya sen öldürürsün ya da seni öldürürler, ya sen yersin ya da seni yerler; yasa buydu..."
"O bir katildi... ancak güçlülerin hayatta kalabileceği düşman bir ortamda yalnız başına, sadece kendi kuvveti ve ustalığı sayesinde hayatta kalmayı başaran bir hayvandı."
"Vahşi hayatta bir sabır vardır, hayatın kendisi gibi yorulmak bilmez bir ısrarcılıkla bir şeyin peşini bırakmayan azimdir; örümceğin bitmek bilmez saatler boyunca ağının başında beklemesini, yılanın halka halinde çöreklenip oturmasını, panterin pusuda hareketsiz durmasını sağlayan şey, bu sebattır..."
.
.
#jacklondon #vahşetinçağrısı #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Kahramanı köpek Buck'ın kendi yurdundan alınarak donmuş topraklarda başka köpeklerle birlikte kızak ekibi olarak gördüğü işkenceleri anlatan kitap! Öldüresiye dövülerek hayatta kalma mücadelesini doğanın genel akışı içinde vermeye çalışan romanda, Buck'ın nasıl vahşete çağrıyı duymaya başladığına tanık olacaksınız. . . Kitaptan birkaç alıntı: "Eski içgüdülerin kışkırtması sonucu belli zamanlar insanoğlunu güvenli şehirlerden ormanlara ve geniş ovalara sürükleyen kimyasal maddelerce fırlatılan kurşunlara can almak; kan dökmenin şehveti; öldürmenin hazzı; yalnız onda çok daha derinlerdeydi." "Sopanın ve dişin yasası.." "Merhamet korku sanılırdı ve bu yanlış anlama, ölüm getirirdi. Ya sen öldürürsün ya da seni öldürürler, ya sen yersin ya da seni yerler; yasa buydu..." "O bir katildi... ancak güçlülerin hayatta kalabileceği düşman bir ortamda yalnız başına, sadece kendi kuvveti ve ustalığı sayesinde hayatta kalmayı başaran bir hayvandı." "Vahşi hayatta bir sabır vardır, hayatın kendisi gibi yorulmak bilmez bir ısrarcılıkla bir şeyin peşini bırakmayan azimdir; örümceğin bitmek bilmez saatler boyunca ağının başında beklemesini, yılanın halka halinde çöreklenip oturmasını, panterin pusuda hareketsiz durmasını sağlayan şey, bu sebattır..." . . #jacklondon  #vahşetinçağrısı  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
İçiçe geçmiş kimlikler... Okunduktan sonra Katya, Paul, Doktor Montjean, Doktor Gross ve Bay Treville herbiri yıllardan beri tanınan karakterler haline geliyorlar. Naif bir aşk hikayesi içine gizlenmiş ana olayın sonlara doğru aydınlanması akıcılığı daha da artırıyor. Heryerinde sarsıcı bir dram ve çarpıcı psikolojik analizler barındırıyor.  Bu kitabı tavsiye ederek usta yazarla tanışmama vesile olan @elifacikportali na çok teşekkür ediyorum. Ayrıca da kitabıma ortak olduğu için okumalarımı sürekli bölen kardeşime de selamlarımı iletiyorum:) .
.
Kitaptan birkaç alıntı: "Henüz hiçbirşeye teşebbüs etmediğim için kendi yetersizliklerimden haberim yoktu."
"Tek başına olduğum, hayal kurduğum zamanlarda, zekice dialoglar yaratma alıştırmaları  yaparım. Ama bunları gerçek hayattaki kişilere uyguladığım zaman, her nasılsa o zeki nitelik ağzımda eriyip yok oluyor, geriye tatsız bir yapaylık kalıyor."
"Neden yere eğilip taşı aldığımın açıklaması ise... bu taşı ben almazsam...kim alır?"
"Ama daha çok şaşmak gereken, var olduğumuzu bilmemiz ve bunun şaşırtıcılığını kavrayabilmemiz."
"Bu sıradan bir çakıl taşına benziyor...bu Evren'in bir parçasıdır da diyebiliriz.."
"Evrende değişmez olan soğuk ve karanlıktır, ışık ve sıcak birer kıvılcım kadar küçük ve kısadır. Aynı şekilde yalnızlık ve içine kapanma da insan hayatının değişmezleriydi. Gençlik ve aşk ise geçici şeylerdi."
"Biz çoğumuz hep aynı kumaştan biçilme insanlarız. Ama sen gurur duymasan bile bir kökten geliyorsun. Binyıllık geleneklerin niteliklerin parçasısın."
"İnsan kafası, kabul edemediği şeylerin biçimlerini değiştirip onları kabul edebileceği biçimlere yoğurmayı pek güzel becerir."
.
.
#trevanian #katyanınyazı #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
İçiçe geçmiş kimlikler... Okunduktan sonra Katya, Paul, Doktor Montjean, Doktor Gross ve Bay Treville herbiri yıllardan beri tanınan karakterler haline geliyorlar. Naif bir aşk hikayesi içine gizlenmiş ana olayın sonlara doğru aydınlanması akıcılığı daha da artırıyor. Heryerinde sarsıcı bir dram ve çarpıcı psikolojik analizler barındırıyor. Bu kitabı tavsiye ederek usta yazarla tanışmama vesile olan @elifacikportali na çok teşekkür ediyorum. Ayrıca da kitabıma ortak olduğu için okumalarımı sürekli bölen kardeşime de selamlarımı iletiyorum:) . . Kitaptan birkaç alıntı: "Henüz hiçbirşeye teşebbüs etmediğim için kendi yetersizliklerimden haberim yoktu." "Tek başına olduğum, hayal kurduğum zamanlarda, zekice dialoglar yaratma alıştırmaları yaparım. Ama bunları gerçek hayattaki kişilere uyguladığım zaman, her nasılsa o zeki nitelik ağzımda eriyip yok oluyor, geriye tatsız bir yapaylık kalıyor." "Neden yere eğilip taşı aldığımın açıklaması ise... bu taşı ben almazsam...kim alır?" "Ama daha çok şaşmak gereken, var olduğumuzu bilmemiz ve bunun şaşırtıcılığını kavrayabilmemiz." "Bu sıradan bir çakıl taşına benziyor...bu Evren'in bir parçasıdır da diyebiliriz.." "Evrende değişmez olan soğuk ve karanlıktır, ışık ve sıcak birer kıvılcım kadar küçük ve kısadır. Aynı şekilde yalnızlık ve içine kapanma da insan hayatının değişmezleriydi. Gençlik ve aşk ise geçici şeylerdi." "Biz çoğumuz hep aynı kumaştan biçilme insanlarız. Ama sen gurur duymasan bile bir kökten geliyorsun. Binyıllık geleneklerin niteliklerin parçasısın." "İnsan kafası, kabul edemediği şeylerin biçimlerini değiştirip onları kabul edebileceği biçimlere yoğurmayı pek güzel becerir." . . #trevanian  #katyanınyazı  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Bu kitabında birinci ve ikinci kısımlarında aşk mücadelesi, aşk yalnızlığı, aşk fedakarlığı.. gibi aşk ve türevlerini işleyen Sabahattin Ali bu sefer de Atsız Mecmua, Meşale ve Varlık gibi dergilerde 1930'lu yıllarda yayınlanan öyküleri ile karşımıza çıkıyor. İkinci ve üçüncü kısımlarda ise çoğunlukla hapishane öyküleri yer alıyor. Bu kitapta yer alan öykülerinde genellikle mekansal ve zamansal bir çerçeve ile girip, sonunda vurucu kısmını bir ya da iki paragraf ile yaparak ya olayı orada sonuca bağlıyor ya da okuyucunun kafasına ucu açık sorular bırakıveriyor. Sürükleyici ve heyecanlı anlatımıyla öykülerindeki ritim genellikle dört nala koşar gibi.
.
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Çünkü azınlıkta kalanlar çok olanlara nedense tepeden bakarlar."
"Siz birdenbire sönen Kandil'in ne olduğunu bilmiyor musunuz?"
"Konuştuğum şeyler benden evvel yüzlerce defa tekrar edilen lafların değiştirilmiş şekliydi."
"Kitaplarla zifafa girmesini bilen adam, beşerliğinden kurtulmaya başlamıştır. Ve biz daima, daima beşeriz."
"Anadolu'da işsizliğin doğurduğu yegane iş olan dedikodu, almış başını yürümüştür..."
.
.
#sabahattinali #değirmen #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Bu kitabında birinci ve ikinci kısımlarında aşk mücadelesi, aşk yalnızlığı, aşk fedakarlığı.. gibi aşk ve türevlerini işleyen Sabahattin Ali bu sefer de Atsız Mecmua, Meşale ve Varlık gibi dergilerde 1930'lu yıllarda yayınlanan öyküleri ile karşımıza çıkıyor. İkinci ve üçüncü kısımlarda ise çoğunlukla hapishane öyküleri yer alıyor. Bu kitapta yer alan öykülerinde genellikle mekansal ve zamansal bir çerçeve ile girip, sonunda vurucu kısmını bir ya da iki paragraf ile yaparak ya olayı orada sonuca bağlıyor ya da okuyucunun kafasına ucu açık sorular bırakıveriyor. Sürükleyici ve heyecanlı anlatımıyla öykülerindeki ritim genellikle dört nala koşar gibi. . . Kitaptan birkaç alıntı: "Çünkü azınlıkta kalanlar çok olanlara nedense tepeden bakarlar." "Siz birdenbire sönen Kandil'in ne olduğunu bilmiyor musunuz?" "Konuştuğum şeyler benden evvel yüzlerce defa tekrar edilen lafların değiştirilmiş şekliydi." "Kitaplarla zifafa girmesini bilen adam, beşerliğinden kurtulmaya başlamıştır. Ve biz daima, daima beşeriz." "Anadolu'da işsizliğin doğurduğu yegane iş olan dedikodu, almış başını yürümüştür..." . . #sabahattinali  #değirmen  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Bu kitabı okurken, Sabahattin Ali'nin öldükten sonra basılmış olan karalamaları, çizimleri, şiirleri, yazılarının bulunduğu bir sandık'ın içine kısa süreliğine kilitlenmiş gibi olacaksınız. Ayrıca bu sandıkta rastladığınız "Çakıcı'nın ilk Kurşunu"nu okurken Yaşar Kemal'in Çukurova efsanelerinde duyulan Anadolu seslerinin bu sefer Ege dolaylarından çınladığını hissedeceksiniz. Kurbağa kokan şiirleri ve memleket kaygısı taşıyan yazıları ile bu sandıktan çıkmak istemeyeceksiniz. .
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"İnsanların hayvanlardan en farklı olan uzuvları, dimağlarıdır... edebiyat, bütün sanat şekilleri ve Nevileri, maddi menfaatlerden uzak ilim, hep bu dimağı hususiyetin neticesidir."
"Karnını doyuramadığımız, sıhhatini koruyamadığımız, tahsilini temin edemediğimiz her çocuk, "bu memlekete yüz milyon lazım" diyenlerin gözüne, onları gaflet uykularından uyandırmak için sokulmuş birer parmaktır."
"Bakın çocuklar...şuna buna kahrolsun demekle millet yaşamaz. Millet, sizin salonlarda toplanıp cezbeli dervişler gibi çırpınmanızı değil, kendisine elinizi uzatmanızı bekliyor."
.
.

#sabahattinali #çakıcınınilkkurşunu #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Bu kitabı okurken, Sabahattin Ali'nin öldükten sonra basılmış olan karalamaları, çizimleri, şiirleri, yazılarının bulunduğu bir sandık'ın içine kısa süreliğine kilitlenmiş gibi olacaksınız. Ayrıca bu sandıkta rastladığınız "Çakıcı'nın ilk Kurşunu"nu okurken Yaşar Kemal'in Çukurova efsanelerinde duyulan Anadolu seslerinin bu sefer Ege dolaylarından çınladığını hissedeceksiniz. Kurbağa kokan şiirleri ve memleket kaygısı taşıyan yazıları ile bu sandıktan çıkmak istemeyeceksiniz. . . Kitaptan birkaç alıntı: "İnsanların hayvanlardan en farklı olan uzuvları, dimağlarıdır... edebiyat, bütün sanat şekilleri ve Nevileri, maddi menfaatlerden uzak ilim, hep bu dimağı hususiyetin neticesidir." "Karnını doyuramadığımız, sıhhatini koruyamadığımız, tahsilini temin edemediğimiz her çocuk, "bu memlekete yüz milyon lazım" diyenlerin gözüne, onları gaflet uykularından uyandırmak için sokulmuş birer parmaktır." "Bakın çocuklar...şuna buna kahrolsun demekle millet yaşamaz. Millet, sizin salonlarda toplanıp cezbeli dervişler gibi çırpınmanızı değil, kendisine elinizi uzatmanızı bekliyor." . . #sabahattinali  #çakıcınınilkkurşunu  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Kitabın kahramanı Siddhartha'nın yaşamının özünü, herhangi bir öğreti ya da birinin peşinden gitmeden özgürlüğün kalbinde ararken, onu bir ırmağın zamandan bağımsız olarak sonsuzluğa giden akışında nasıl yakaladığını anlatan kitap! Konu ve anlatim bakimindan kesinlikle bir arkadaşımın da (😘💕@turcit) yorumuna katilarak çok daha erken yaşlarda okunması gerektigine inaniyorum. 
140. Sayfa adeta ulaşılan sonun özeti gibi! "Simyacı" ve "kim" tadında bir felsefi  ağırlığı/derinliği var!
.
.
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiç bir şey öğrenemeyeceğim oldu."
"Pek az kişide vardır, yıldızlara benzet, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.."
"Irmak aynı zamanda her yerdedir, kaynadığı yerde, döküldüğü yerde, çağlayanda, kayıkta, akıntı yerinde...geçmişin gölgesi diye bir şey bilmez ırmak, geleceğim gölgesi diye de bir şey bilmez."
.
.
.
#hermannhesse #siddhartha #canyayınları #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Kitabın kahramanı Siddhartha'nın yaşamının özünü, herhangi bir öğreti ya da birinin peşinden gitmeden özgürlüğün kalbinde ararken, onu bir ırmağın zamandan bağımsız olarak sonsuzluğa giden akışında nasıl yakaladığını anlatan kitap! Konu ve anlatim bakimindan kesinlikle bir arkadaşımın da (😘💕@turcit) yorumuna katilarak çok daha erken yaşlarda okunması gerektigine inaniyorum. 140. Sayfa adeta ulaşılan sonun özeti gibi! "Simyacı" ve "kim" tadında bir felsefi ağırlığı/derinliği var! . . . Kitaptan birkaç alıntı: "Şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiç bir şey öğrenemeyeceğim oldu." "Pek az kişide vardır, yıldızlara benzet, belli bir yörüngede ilerler durur, hiçbir rüzgar varamaz yanlarına, kendi yasalarını ve izleyecekleri yolu kendi içlerinde taşırlar.." "Irmak aynı zamanda her yerdedir, kaynadığı yerde, döküldüğü yerde, çağlayanda, kayıkta, akıntı yerinde...geçmişin gölgesi diye bir şey bilmez ırmak, geleceğim gölgesi diye de bir şey bilmez." . . . #hermannhesse  #siddhartha  #canyayınları  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş; (Jose Saramago)
.
Ölüm ve sonsuzluğun çelişkisel ilişkisini derinlemesine konu alan yazar, bu kitabında insani ölümün kısa süreliğine ortadan kalktığı ve sonrasında yeniden ortaya çıktığı iki durumun politik, dini ve bilimsel anlamda sınırlı bir bölgede nasıl bir kaosa dönüşebileceğine dair kurgusal bir fikir yolculuğu sunuyor. İkinci yarısından sonra ölümün farklı bir görünümde yeniden insanlar arasına inmesi ve bir viyolonsel sanatçısı ile arasında geçenler enteresan dialoglara neden oluyor. İçinde ara ara mitolojik kavramlara ve böcek bilimine atıflar yapan eserde schumanın, chopinin ve bachın müziksel tınıları eşliğinde marcel proustun gördüğü şişman ve siyah elbiseli bir ölümle dans ettiğinizi göreceksiniz.
.
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Ölüm ortadan kalktığında, diriliş de olmayacaktır, diriliş umudu ortadan kalktığında da kilise olmayacaktır."
"...İnanç sayesinde meraklı ruhları etkisiz hale getirmektir..."
"Sen sözcüklerin nesnelere iliştirilen etiketler olduklarını bilmiyorsun galiba, sözcükler nesne değildirler, nesnelerin gerçekte nasıl olduklarını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.."
"Kelebeğin yaşamı İpek böceğinin ölümünden mi doğmuştu."
"Doğada hiçbir şey yoktan var olmaz, hiçbir şey de yok olmaz, herşey şekil değiştirir."
"Çocukluğumuzdan beri Tanrı ve ölümün heryerde olduğuna inandırılmışızdır."
"..acherontia atropos."
"Ertesi gün hiç kimse ölmedi!"
.
.
#josesaramago #ölümbirvarmışbiryokmuş #kırmızıkediyayınları #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş; (Jose Saramago) . Ölüm ve sonsuzluğun çelişkisel ilişkisini derinlemesine konu alan yazar, bu kitabında insani ölümün kısa süreliğine ortadan kalktığı ve sonrasında yeniden ortaya çıktığı iki durumun politik, dini ve bilimsel anlamda sınırlı bir bölgede nasıl bir kaosa dönüşebileceğine dair kurgusal bir fikir yolculuğu sunuyor. İkinci yarısından sonra ölümün farklı bir görünümde yeniden insanlar arasına inmesi ve bir viyolonsel sanatçısı ile arasında geçenler enteresan dialoglara neden oluyor. İçinde ara ara mitolojik kavramlara ve böcek bilimine atıflar yapan eserde schumanın, chopinin ve bachın müziksel tınıları eşliğinde marcel proustun gördüğü şişman ve siyah elbiseli bir ölümle dans ettiğinizi göreceksiniz. . . Kitaptan birkaç alıntı: "Ölüm ortadan kalktığında, diriliş de olmayacaktır, diriliş umudu ortadan kalktığında da kilise olmayacaktır." "...İnanç sayesinde meraklı ruhları etkisiz hale getirmektir..." "Sen sözcüklerin nesnelere iliştirilen etiketler olduklarını bilmiyorsun galiba, sözcükler nesne değildirler, nesnelerin gerçekte nasıl olduklarını hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz.." "Kelebeğin yaşamı İpek böceğinin ölümünden mi doğmuştu." "Doğada hiçbir şey yoktan var olmaz, hiçbir şey de yok olmaz, herşey şekil değiştirir." "Çocukluğumuzdan beri Tanrı ve ölümün heryerde olduğuna inandırılmışızdır." "..acherontia atropos." "Ertesi gün hiç kimse ölmedi!" . . #josesaramago  #ölümbirvarmışbiryokmuş  #kırmızıkediyayınları  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Afyon bağımlısı bir adamın aşkı ve öfkesi arasında sıkışıp kalarak nasıl bir körbaykuşa dönüştüğünü anlatan kitap!  Kitabın derinine yapacağınız yolculuk sırasında; -kalemdan ressamın kör baykuşunun(gölgesinin)
-ihtiyar kasabın,
-çekik gözlü Türkmen bayaderin,
-testinin
-servi ağacı, mayıs böcekleri ve gündüzsefalarının sisli bir rüya içindeymiş gibi gidip gelen bir bulanıklıkta resmedildiğine tanık olacaksınız. 
Behçet Necatigil'in eşsiz çevirisi ile dimağınıza eski İran kültürü ile harmanlanan değişik kelimeler ve bilgiler ekleyeceksiniz. Yazarının 1951 yılında Paris'te gerçekten Afyon bağımlısı olup sonunda intihar etmesi tüm roman boyunca kafanızın bir köşesinde duracak, hazırlıklı olun!
.
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanımadan."
"Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli iç güdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağrından şaheserler yaratır."
"Çünkü ne malım var kadıya yedirecek, ne dinim var şeytana verecek."
"Hikayemi anlatmalıydım, ama nereden başlasam? Hayat baştan başa kıssadır, hikayedir."
"Gökte herkesin bir yıldızı olduğu doğruysa, benimki çok uzakta, karanlık ve pek önemsiz bir şey olmalı! Belki de benim hiç yıldızım yok!"
"Kalp durunca duygular düşünceler de kayboluyor mu, yoksa kılcal damarlarda kalan kan sayesinde belli belirsiz bir hayat sürüp gidiyor mu?"
"Tek tesellim ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor.."
"Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder...her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz?..zamanı mekanı fark etmez olmuyor muyuz?... bu da sesidir ölümün!"
.
.
#sadıkhidayet #körbaykuş #yapıkrediyayınları #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Afyon bağımlısı bir adamın aşkı ve öfkesi arasında sıkışıp kalarak nasıl bir körbaykuşa dönüştüğünü anlatan kitap! Kitabın derinine yapacağınız yolculuk sırasında; -kalemdan ressamın kör baykuşunun(gölgesinin) -ihtiyar kasabın, -çekik gözlü Türkmen bayaderin, -testinin -servi ağacı, mayıs böcekleri ve gündüzsefalarının sisli bir rüya içindeymiş gibi gidip gelen bir bulanıklıkta resmedildiğine tanık olacaksınız. Behçet Necatigil'in eşsiz çevirisi ile dimağınıza eski İran kültürü ile harmanlanan değişik kelimeler ve bilgiler ekleyeceksiniz. Yazarının 1951 yılında Paris'te gerçekten Afyon bağımlısı olup sonunda intihar etmesi tüm roman boyunca kafanızın bir köşesinde duracak, hazırlıklı olun! . . Kitaptan birkaç alıntı: "Lakin tek korkum: Yarın ölebilirim kendimi tanımadan." "Ayyaş içer, edebiyatçı yazar, yontucu taşı yontar, acısını dindirmek için her biri, en kuvvetli iç güdüsünden medet umar ve gerçek sanatçı, kendi bağrından şaheserler yaratır." "Çünkü ne malım var kadıya yedirecek, ne dinim var şeytana verecek." "Hikayemi anlatmalıydım, ama nereden başlasam? Hayat baştan başa kıssadır, hikayedir." "Gökte herkesin bir yıldızı olduğu doğruysa, benimki çok uzakta, karanlık ve pek önemsiz bir şey olmalı! Belki de benim hiç yıldızım yok!" "Kalp durunca duygular düşünceler de kayboluyor mu, yoksa kılcal damarlarda kalan kan sayesinde belli belirsiz bir hayat sürüp gidiyor mu?" "Tek tesellim ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor.." "Ömrümüz boyunca ölüm bize el eder...her birimiz ansızın, sebepsiz düşüncelere dalmıyor muyuz?..zamanı mekanı fark etmez olmuyor muyuz?... bu da sesidir ölümün!" . . #sadıkhidayet  #körbaykuş  #yapıkrediyayınları  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Geride annesi, karısı ve üç yaşında kızını bırakacak olan idam mahkumunun hapishane odasında, yolda, hücrede geçirdiği son 6 haftayı anlatan müthiş eser! 41 sayfalık ön pencere vazifesi gören bir önsözle başlayan yapıt zamanının ceza hukuku anlayışını yansıtması açısından önemli.
Anlatıcının kendi idamına giderken okuyucuya hala seslenebiliyor olması inandırıcılık ötesine geçse de son sözlerini duyabilme merakı giderek daha da heyecanı artırıyor. Özellikle 66-69. sayfalar arasında kızıyla vedalaşması okurken tam bir işkence acısı hissettiriyor. Mahkumun cezasının gerekçesi ve ölüm anı beklenildiğinin aksine yapıtta hiç ele alınmasa da anlatımın gerçekçiliğe akan melodisi sayesinde okuyucu bu boşlukları tamamlama ihtiyacına neredeyse hiç girmiyor. Bir yazarın ölüme bu kadar yaklaşıp adeta dokunacak gibi olduğunu ilk defa gördüm! .
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Devrim dönemlerinde düşen ilk başa dikkat edin. Halkın iştahını açar."
"Ölüm cezasını bu felaketin kendi başınıza gelmesini beklemeksizin halk için kaldırsaydınız, siyasi bir başyapıttan da öte toplumsal bir başyapıt ortaya koyacaktınız."
"Zindancının yeterli olduğu yerde cellada gerek yoktur."
"Suça bir hastalık gözüyle bakılacak ve bu hastalığın sizin hakimleriniz yerine doktorları, sizin kürek mahkumiyetleriniz yerine hastaneleri olacak. Özgürlük ve sağlık bütünleşecek. Öfkeyle cezalandırılan kötülük şefkatle tedavi edilecek."
"Temyiz sizi bir uçurumun üzerinde asılı tutan ve kopana dek sürekli çatırdadığı duyulan bir ipten ibarettir."
"Ve yine de sefil yasalar ve sefil insanlar, ben kötü biri değilim."
.
.
#victorhugo #biridammahkumununsongünü #işbankasıyayınları #hasanaliyücelklasikleri #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Geride annesi, karısı ve üç yaşında kızını bırakacak olan idam mahkumunun hapishane odasında, yolda, hücrede geçirdiği son 6 haftayı anlatan müthiş eser! 41 sayfalık ön pencere vazifesi gören bir önsözle başlayan yapıt zamanının ceza hukuku anlayışını yansıtması açısından önemli. Anlatıcının kendi idamına giderken okuyucuya hala seslenebiliyor olması inandırıcılık ötesine geçse de son sözlerini duyabilme merakı giderek daha da heyecanı artırıyor. Özellikle 66-69. sayfalar arasında kızıyla vedalaşması okurken tam bir işkence acısı hissettiriyor. Mahkumun cezasının gerekçesi ve ölüm anı beklenildiğinin aksine yapıtta hiç ele alınmasa da anlatımın gerçekçiliğe akan melodisi sayesinde okuyucu bu boşlukları tamamlama ihtiyacına neredeyse hiç girmiyor. Bir yazarın ölüme bu kadar yaklaşıp adeta dokunacak gibi olduğunu ilk defa gördüm! . . Kitaptan birkaç alıntı: "Devrim dönemlerinde düşen ilk başa dikkat edin. Halkın iştahını açar." "Ölüm cezasını bu felaketin kendi başınıza gelmesini beklemeksizin halk için kaldırsaydınız, siyasi bir başyapıttan da öte toplumsal bir başyapıt ortaya koyacaktınız." "Zindancının yeterli olduğu yerde cellada gerek yoktur." "Suça bir hastalık gözüyle bakılacak ve bu hastalığın sizin hakimleriniz yerine doktorları, sizin kürek mahkumiyetleriniz yerine hastaneleri olacak. Özgürlük ve sağlık bütünleşecek. Öfkeyle cezalandırılan kötülük şefkatle tedavi edilecek." "Temyiz sizi bir uçurumun üzerinde asılı tutan ve kopana dek sürekli çatırdadığı duyulan bir ipten ibarettir." "Ve yine de sefil yasalar ve sefil insanlar, ben kötü biri değilim." . . #victorhugo  #biridammahkumununsongünü  #işbankasıyayınları  #hasanaliyücelklasikleri  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Franz Kafka'nın babası Hermann Kafka'ya 36 yaşında yazdığı ve babasının hiç onaylayamadığı kişilik yapısının kendisinde yol açtığı olumsuz etkileri dile getirdiği kitap! Kafka romanlarını okumaya başlamadan önce yazarın dünyasını anlamak ve diğer eserlerini o gözlükle irdelemek için ilk sırada okunması gereken yapıt olduğunu düşünüyorum.
Babasının karakterini analiz ederken ortaya çıkardığı tüm olumsuz özelliklerini 54. Sayfada tek tek sıralayan yazar 37. Sayfada "mesele, çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil, örnek bir yaşamdı.." diyerek babasından ne beklediğini açıkça ifade ediyor. 
Çok kısa oluşu(toplam 57 sayfa) ve sürükleyici anlatımı ile bir saatte içine girip çıkacağınız bir kitap olması nedeniyle tavsiye ediyorum. .
.
Her bir cümlesi başlıbaşına bir tartışma konusu olabilecek Kitaptan birkaç alıntı:
"Senin etkinden büsbütün bağımsız büyüseydim bile, senin gönlüne uygun bir insan olmazdım."
"Çocukluğumda sezgi, sonraları umut, daha da sonraları çaresizlik olarak yaşamıma hükmetmesi.."
"Evlenmek, bir aile kurmak, doğmak isteyen bütün çocukları kabullenmek, bu güvenilmez dünyada onları var etmek ve hatta biraz da yol göstermek benim inancıma göre bir insanın ulaşabileceği en yüksek noktadır."
.
.
#franzkafka #babayamektup #işbankasıyayınları #moderndünyaklasikleri #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
Franz Kafka'nın babası Hermann Kafka'ya 36 yaşında yazdığı ve babasının hiç onaylayamadığı kişilik yapısının kendisinde yol açtığı olumsuz etkileri dile getirdiği kitap! Kafka romanlarını okumaya başlamadan önce yazarın dünyasını anlamak ve diğer eserlerini o gözlükle irdelemek için ilk sırada okunması gereken yapıt olduğunu düşünüyorum. Babasının karakterini analiz ederken ortaya çıkardığı tüm olumsuz özelliklerini 54. Sayfada tek tek sıralayan yazar 37. Sayfada "mesele, çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil, örnek bir yaşamdı.." diyerek babasından ne beklediğini açıkça ifade ediyor. Çok kısa oluşu(toplam 57 sayfa) ve sürükleyici anlatımı ile bir saatte içine girip çıkacağınız bir kitap olması nedeniyle tavsiye ediyorum. . . Her bir cümlesi başlıbaşına bir tartışma konusu olabilecek Kitaptan birkaç alıntı: "Senin etkinden büsbütün bağımsız büyüseydim bile, senin gönlüne uygun bir insan olmazdım." "Çocukluğumda sezgi, sonraları umut, daha da sonraları çaresizlik olarak yaşamıma hükmetmesi.." "Evlenmek, bir aile kurmak, doğmak isteyen bütün çocukları kabullenmek, bu güvenilmez dünyada onları var etmek ve hatta biraz da yol göstermek benim inancıma göre bir insanın ulaşabileceği en yüksek noktadır." . . #franzkafka  #babayamektup  #işbankasıyayınları  #moderndünyaklasikleri  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
En sıradan ve basit anlatımın içerisine olağanüstü güzellikte bir olay ve kurgu yerleştirilirse eser ancak bu kadar devleşir! Özellikle 220. Sayfada baba ve müşterinin dialogları beyin kışkırtıcı!
Boğazda bir düğümle soluksuzca okunacak bir kitap, sonunda çok büyük ihtimalle "lanet olsun" diyeceksiniz!
.
.
Kitaptan birkaç alıntı:
"Büyük savaşlara tanıklık eden gerçek savaş muhabirleri, çarpışmaların kaybedilmesinde kargaşanın büyük rol oynadığını söyler. Savaş komutanları yüzlerce toptan, kargaşadan korktukları kadar korkmazlar." S.180
"Adının tamamını büyük harflerle yazıyorum: ERNÖ NEMECSEK"s.204
.
.
#ferencmolnar #palsokağıçocukları #yapıkrediyayınları #moderndünyaklasikleri #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
En sıradan ve basit anlatımın içerisine olağanüstü güzellikte bir olay ve kurgu yerleştirilirse eser ancak bu kadar devleşir! Özellikle 220. Sayfada baba ve müşterinin dialogları beyin kışkırtıcı! Boğazda bir düğümle soluksuzca okunacak bir kitap, sonunda çok büyük ihtimalle "lanet olsun" diyeceksiniz! . . Kitaptan birkaç alıntı: "Büyük savaşlara tanıklık eden gerçek savaş muhabirleri, çarpışmaların kaybedilmesinde kargaşanın büyük rol oynadığını söyler. Savaş komutanları yüzlerce toptan, kargaşadan korktukları kadar korkmazlar." S.180 "Adının tamamını büyük harflerle yazıyorum: ERNÖ NEMECSEK"s.204 . . #ferencmolnar  #palsokağıçocukları  #yapıkrediyayınları  #moderndünyaklasikleri  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
Nihayet okudum bitti! İlk yarısında karakter analizleri ve derin felsefi tartışmalar şeklinde süregiden eser, ikinci yarısından sonra temel olay örgüsü etrafındaki gelişmelerin akıcı anlatımına bırakıyor kendini. Bu anlatım, 584. sayfadan sonra hukuki bir sürecin (kovuşturma, soruşturma, duruşmalar, juri önünde savunma ve iddia makamlarının ve sanığın dinlenmesi, karar ve açıklanması) içinde devam ediyor.
Kendime dair şaşırtıcı keşfim şudur ki: Bu kitabı 20 yıl önce ilk okuduğumda derin felsefi analizlerinden çok bir şey anlamadığımı ve sanık için derin bir üzüntü duyup "ceza verilmemesi" görüşüne daha yakın durduğumu hatırlıyorum. Fakat açlık ve yoksulluk yanında her yıl binlerce insanın halen canice öldürüldüğü son çeyrekte, "bir insan öldürmeyi düşünmenin" bile kesinlikle tahammül edilemez olduğu kanısına vardığımı şiddetle itiraf etmeliyim. .
.
İkinci yarısından alıntılar:
.
"Cehennem, boş kalacağını düşünerek sızlanmaya  başlamış. O zaman tanrıoğlu, "ağlama cehennem, öteki dünyadaki unvan sahipleri,devlet büyükleri, yüksek yargıçlar, zenginler hep sana gelecekler!"demiş. Hep öyle dopdolu olacaksın." S. 538
"Öldürmedim ama öldürmek istiyordum."s.604 "Tanrı'ya diyeceğim yok. Şüphesiz ki Tanrı bir varsayım.. ama varlığınının düzen için... dünyanın düzemi ve başka şeyler için gerekli olduğunu kabul ediyorum. Olmasaydı icat etmek gerekirdi onu!"s.723
"Şu anda ve her zaman varım diyebilmek için dünyanın bütün acılarına göğüs verebileceğimi sanıyorum. Çeşit çeşit azap içinde varım! diyeceğim; işkenceden kıvranırken gene, varım! İşlence masasında da varım; güneşi görüyorum, görmesem de varlığını biliyorum. Güneşin varlığını bilmek bile yaşamaktır."s. 773
"je pense, donc he suis." S.840 "Kudret ne kadar büyükse, bunun kullanılması o kadar sorumluluk ister." S.963
"Sevgi hak edilmemişse babalık da manasız, imkansız olur. Hiçten sevgi yaratılmaz; hiçten yaratmak yalnız Tanrı'nın işidir. Kalbi sevgi dolu olan havari şöyle diyor: babalar, çocuklarınızı incitmeyin!"s.969
"Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden babalık unvanını taşıyabilir!"s.970
"Bir suçsuzu cezalandırmaktansa on suçluyu affetmek daha iyi!"s.974
Nihayet okudum bitti! İlk yarısında karakter analizleri ve derin felsefi tartışmalar şeklinde süregiden eser, ikinci yarısından sonra temel olay örgüsü etrafındaki gelişmelerin akıcı anlatımına bırakıyor kendini. Bu anlatım, 584. sayfadan sonra hukuki bir sürecin (kovuşturma, soruşturma, duruşmalar, juri önünde savunma ve iddia makamlarının ve sanığın dinlenmesi, karar ve açıklanması) içinde devam ediyor. Kendime dair şaşırtıcı keşfim şudur ki: Bu kitabı 20 yıl önce ilk okuduğumda derin felsefi analizlerinden çok bir şey anlamadığımı ve sanık için derin bir üzüntü duyup "ceza verilmemesi" görüşüne daha yakın durduğumu hatırlıyorum. Fakat açlık ve yoksulluk yanında her yıl binlerce insanın halen canice öldürüldüğü son çeyrekte, "bir insan öldürmeyi düşünmenin" bile kesinlikle tahammül edilemez olduğu kanısına vardığımı şiddetle itiraf etmeliyim. . . İkinci yarısından alıntılar: . "Cehennem, boş kalacağını düşünerek sızlanmaya başlamış. O zaman tanrıoğlu, "ağlama cehennem, öteki dünyadaki unvan sahipleri,devlet büyükleri, yüksek yargıçlar, zenginler hep sana gelecekler!"demiş. Hep öyle dopdolu olacaksın." S. 538 "Öldürmedim ama öldürmek istiyordum."s.604 "Tanrı'ya diyeceğim yok. Şüphesiz ki Tanrı bir varsayım.. ama varlığınının düzen için... dünyanın düzemi ve başka şeyler için gerekli olduğunu kabul ediyorum. Olmasaydı icat etmek gerekirdi onu!"s.723 "Şu anda ve her zaman varım diyebilmek için dünyanın bütün acılarına göğüs verebileceğimi sanıyorum. Çeşit çeşit azap içinde varım! diyeceğim; işkenceden kıvranırken gene, varım! İşlence masasında da varım; güneşi görüyorum, görmesem de varlığını biliyorum. Güneşin varlığını bilmek bile yaşamaktır."s. 773 "je pense, donc he suis." S.840 "Kudret ne kadar büyükse, bunun kullanılması o kadar sorumluluk ister." S.963 "Sevgi hak edilmemişse babalık da manasız, imkansız olur. Hiçten sevgi yaratılmaz; hiçten yaratmak yalnız Tanrı'nın işidir. Kalbi sevgi dolu olan havari şöyle diyor: babalar, çocuklarınızı incitmeyin!"s.969 "Sadece hayat veren değil, hayat verip hak eden babalık unvanını taşıyabilir!"s.970 "Bir suçsuzu cezalandırmaktansa on suçluyu affetmek daha iyi!"s.974
İlk 504 sayfalık yarısı biter bitmez "Karamazov Kardesler"e iliskin notlarımı paylaşmak istedim! .
Kayda değer bölümlerin sayfalarını belirttikten sonra, en kısa notlarımı buraya koymak en kolay yöntem olacak.
.
Kitabın kısa anatomisi, çokça altı çizili yerler ve defalarca okunması tavsiye edilenler:
.
-0-296 arası sayfalar: neredeyse bir başlangıç ve tüm karakterlerin kısaca tanıtımı,-296-306 arası sayfalar: "kardeşlerin tanışması" başlıklı ve (alyoşa ile ivan) iki kardeşin diyaloglarından oluşan bölümde ivanın felsefi analizleri sarsıcı.-307-321 arası sayfalar: IV. "İsyan" başlıklı bölümde üst seviyeye ulaşan analizler; -321-346 arası sayfalar: V. "Büyük engizisyoncu" adlı şiirsel bölümle adeta tamamlanıyor. -374-426 arası sayfalar: papaz staretz'in ağzından alyoşa'nın yazdığı keşişin hayat hikayesi.
.
Her biri başlıbaşına farklı bir tartışma konusu haline gelen birkaç alıntı: "Ölümsüz ahengi sağlamak içindir acı çekmemiz gerekiyor, kabul! Ama çocukların ne ilgisi var bununla!"/"s.318
"Gökten işaret gelmez; kalbin dediğine inan!"s.323
"Senin engizisyoncuların Tanrı'ya inanmıyor, sırrı bu!"s.342
"Hepimiz cennetteyiz, yalnız bunu bilmek istemiyoruz. Bilmek isteseydik hemen yarın bütün dünya gerçek bir cennete dönerdi."s.376
"İnsan ne hallere gelebiliyor, kendi gibi bir insanı döven bir insan.."s.389
"Cennet hepimizin içinde saklı!"s.396
"Bana hizmet edenin fakir, cahil oluşundan faydalanarak ona eziyet etmeye hakkım var mı benim, kim oluyorum ben?"s.413
"Sevginin yardımıyla koskoca dünyayı fethedebilirsiniz. Sevgiden doğan alçakgönüllülük güçlerin en yamanıdır."s. 418
.
.
#fyodormihayloviçdostoyevski #dostoyevski #karamazovkardeşler #hasanaliyucelklasikleri #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
İlk 504 sayfalık yarısı biter bitmez "Karamazov Kardesler"e iliskin notlarımı paylaşmak istedim! . Kayda değer bölümlerin sayfalarını belirttikten sonra, en kısa notlarımı buraya koymak en kolay yöntem olacak. . Kitabın kısa anatomisi, çokça altı çizili yerler ve defalarca okunması tavsiye edilenler: . -0-296 arası sayfalar: neredeyse bir başlangıç ve tüm karakterlerin kısaca tanıtımı,-296-306 arası sayfalar: "kardeşlerin tanışması" başlıklı ve (alyoşa ile ivan) iki kardeşin diyaloglarından oluşan bölümde ivanın felsefi analizleri sarsıcı.-307-321 arası sayfalar: IV. "İsyan" başlıklı bölümde üst seviyeye ulaşan analizler; -321-346 arası sayfalar: V. "Büyük engizisyoncu" adlı şiirsel bölümle adeta tamamlanıyor. -374-426 arası sayfalar: papaz staretz'in ağzından alyoşa'nın yazdığı keşişin hayat hikayesi. . Her biri başlıbaşına farklı bir tartışma konusu haline gelen birkaç alıntı: "Ölümsüz ahengi sağlamak içindir acı çekmemiz gerekiyor, kabul! Ama çocukların ne ilgisi var bununla!"/"s.318 "Gökten işaret gelmez; kalbin dediğine inan!"s.323 "Senin engizisyoncuların Tanrı'ya inanmıyor, sırrı bu!"s.342 "Hepimiz cennetteyiz, yalnız bunu bilmek istemiyoruz. Bilmek isteseydik hemen yarın bütün dünya gerçek bir cennete dönerdi."s.376 "İnsan ne hallere gelebiliyor, kendi gibi bir insanı döven bir insan.."s.389 "Cennet hepimizin içinde saklı!"s.396 "Bana hizmet edenin fakir, cahil oluşundan faydalanarak ona eziyet etmeye hakkım var mı benim, kim oluyorum ben?"s.413 "Sevginin yardımıyla koskoca dünyayı fethedebilirsiniz. Sevgiden doğan alçakgönüllülük güçlerin en yamanıdır."s. 418 . . #fyodormihayloviçdostoyevski  #dostoyevski  #karamazovkardeşler  #hasanaliyucelklasikleri  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
İlk 504 sayfalık yarısı biter bitmez notlarımı paylaşmak istedim! .
Yazarın notu içinde;
Yuhanna'dan "Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: toprağa düşen bir buğday tanesi Yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama Yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur." diyerek başlayan kitapta altını çizmediğim bölüm neredeyse bulunmadığından hepsini buraya geçirmek çok zor görünüyor! Kayda değer bölümlerin sayfalarını belirttikten sonra, en kısa notlarımı buraya koymak en kolay yöntem olacak.
.
Kitabın kısa anatomisi, çokça altı çizili yerler ve defalarca okunması tavsiye edilenler:
.
-0-296 arası sayfalar: neredeyse bir başlangıç ve tüm karakterlerin kısaca tanıtımı,-296-306 arası sayfalar: "kardeşlerin tanışması" başlıklı ve (alyoşa ile ivan) iki kardeşin diyaloglarından oluşan bölümde ivanın felsefi analizleri sarsıcı.-307-321 arası sayfalar: IV. "İsyan" başlıklı bölümde üst seviyeye ulaşan analizler; -321-346 arası sayfalar: V. "Büyük engizisyoncu" adlı şiirsel bölümle  adeta tamamlanıyor. -374-426 arası sayfalar: papaz staretz'in ağzından alyoşa'nın yazdığı keşişin hayat hikayesi.
.
Her biri başlıbaşına farklı bir tartışma konusu haline gelen birkaç alıntı: .
.
"Alçakgönüllülük, irade üzerinde mutlak bir egemenlik biçiminde belirecek yerde iblisçe bir gurura saplanir.." s. 29
"Hiçbir toplumsal kurum, üyelerinin medeni ve siyasi haklarını kendine mal edemez." S.72
"Devlet, kilise önünde eğilmesini ve kendisinin kilise haline gelmesini istemektedir." S. 74 "Bir hıristiyan sosyalist, dinsiz bir sosyalistten daha korkunçtur." S.78
"Ruh ölmezliği olmayınca Erdem ortadan kalkar, o zaman her şey mübah sayılır mı?" S.100
"Tanrı icat edilmese uygarlık olmazdı." S. 173
"Bir uykuya dalar bir daha da gözlerini açamazsın ; ondan ötesi boş..." s.222
"İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır."s.297
"Çocuklar, bir şey bilmedikler için suçsuzdurlar; yedi yaşına kadar büyük insanlardan çok farklıdır, sanki bambaşka yaratıklardır."s. 309
"Bir yavrunun tanrıcığına döktüğü gözyaşları dünyanın bütün bilgisine değerdir."s.315
#fyodormihayloviçdostoyevski #dostoyevski #karamazovkardeşler #hasanaliyucel
İlk 504 sayfalık yarısı biter bitmez notlarımı paylaşmak istedim! . Yazarın notu içinde; Yuhanna'dan "Size gerçek, gerçeğin ta kendisi olarak diyorum ki: toprağa düşen bir buğday tanesi Yok olmazsa, yalnızca bir buğday tanesi olarak kalır; ama Yok olursa, o zaman bereketli ürün doğurur." diyerek başlayan kitapta altını çizmediğim bölüm neredeyse bulunmadığından hepsini buraya geçirmek çok zor görünüyor! Kayda değer bölümlerin sayfalarını belirttikten sonra, en kısa notlarımı buraya koymak en kolay yöntem olacak. . Kitabın kısa anatomisi, çokça altı çizili yerler ve defalarca okunması tavsiye edilenler: . -0-296 arası sayfalar: neredeyse bir başlangıç ve tüm karakterlerin kısaca tanıtımı,-296-306 arası sayfalar: "kardeşlerin tanışması" başlıklı ve (alyoşa ile ivan) iki kardeşin diyaloglarından oluşan bölümde ivanın felsefi analizleri sarsıcı.-307-321 arası sayfalar: IV. "İsyan" başlıklı bölümde üst seviyeye ulaşan analizler; -321-346 arası sayfalar: V. "Büyük engizisyoncu" adlı şiirsel bölümle adeta tamamlanıyor. -374-426 arası sayfalar: papaz staretz'in ağzından alyoşa'nın yazdığı keşişin hayat hikayesi. . Her biri başlıbaşına farklı bir tartışma konusu haline gelen birkaç alıntı: . . "Alçakgönüllülük, irade üzerinde mutlak bir egemenlik biçiminde belirecek yerde iblisçe bir gurura saplanir.." s. 29 "Hiçbir toplumsal kurum, üyelerinin medeni ve siyasi haklarını kendine mal edemez." S.72 "Devlet, kilise önünde eğilmesini ve kendisinin kilise haline gelmesini istemektedir." S. 74 "Bir hıristiyan sosyalist, dinsiz bir sosyalistten daha korkunçtur." S.78 "Ruh ölmezliği olmayınca Erdem ortadan kalkar, o zaman her şey mübah sayılır mı?" S.100 "Tanrı icat edilmese uygarlık olmazdı." S. 173 "Bir uykuya dalar bir daha da gözlerini açamazsın ; ondan ötesi boş..." s.222 "İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır."s.297 "Çocuklar, bir şey bilmedikler için suçsuzdurlar; yedi yaşına kadar büyük insanlardan çok farklıdır, sanki bambaşka yaratıklardır."s. 309 "Bir yavrunun tanrıcığına döktüğü gözyaşları dünyanın bütün bilgisine değerdir."s.315 #fyodormihayloviçdostoyevski  #dostoyevski  #karamazovkardeşler  #hasanaliyucel 
"Karamazov Kardeşler"i okurken aralara onar dakikalık serpiştirdiğim şiirleri ile bizim kültür renginde molalar vermemi sağlayan kitap!

Her şiirinde ayrı bir melodi içine çekiyor. Bestelenen şiirler ise kitap boyunca kulağınızdan gitmiyor. .
.

Şiirlerden birkaç alıntı: "...Zaman zaman mağlup olsam bile etime,
İnsan olmak dokunuyor haysiyetime.."
"İnsan ki gelip geçer dünyadan nefes gibi; 
Ne büyük ıstıraptır yaşamak herkes gibi?..
Yükseksin! Tatlı bir ses olamaz bu ses gibi 
Yaşamak Kartal gibi göklerde dolaşmaktır."
"Aklı kafamızdan sürsek,
İlmin içine tükürsek,
Dünyaya çevirip dirsek
Günümüzü hoş geçirsek...
"Vücut cevhersiz bir kalıp,
Hiçe gider hiçten gelip."
"Bir gün kadrim bilinirse,
İsmim ağza alınırsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim dağlardır."
.
.
.
#sabahattinali #bütünşiirleri #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
"Karamazov Kardeşler"i okurken aralara onar dakikalık serpiştirdiğim şiirleri ile bizim kültür renginde molalar vermemi sağlayan kitap! Her şiirinde ayrı bir melodi içine çekiyor. Bestelenen şiirler ise kitap boyunca kulağınızdan gitmiyor. . . Şiirlerden birkaç alıntı: "...Zaman zaman mağlup olsam bile etime, İnsan olmak dokunuyor haysiyetime.." "İnsan ki gelip geçer dünyadan nefes gibi; Ne büyük ıstıraptır yaşamak herkes gibi?.. Yükseksin! Tatlı bir ses olamaz bu ses gibi Yaşamak Kartal gibi göklerde dolaşmaktır." "Aklı kafamızdan sürsek, İlmin içine tükürsek, Dünyaya çevirip dirsek Günümüzü hoş geçirsek... "Vücut cevhersiz bir kalıp, Hiçe gider hiçten gelip." "Bir gün kadrim bilinirse, İsmim ağza alınırsa, Yerim soran bulunursa: Benim meskenim dağlardır." . . . #sabahattinali  #bütünşiirleri  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf 
"Çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu, sanat eserlerinden faydalanabilecek durumda olanlar her şeyden önce avunmak, oyalanmak istiyorlardı..." "... ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor."
"Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. Hep kötü, sakat şeyleri mi göstereceksin? diyorlar. Cümle alem bu köpeğin onda biri kadar rahata kavuşsun, bakın ben bir daha acı şeylerden söz açar mıyım?"
"Şirince: eskiden burada oturan herkesin kendine göre malı vardı. Bütün bu ovaların dağların nimeti hep burda kalırdı. Şimdi buraların sahibi olan beyler, ne alıyorlarsa başka yere götürüyorlar."
"Zaten işkence nedir? İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça, işkence sade bir fizyoloji meselesidir."
"Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız."
.
.
.
#sabahattinali #sırçaköşk #igread #igreads #reading #okuyorum #neokuyorum #kimneokudu #bookstagram #today #neokuyorum #kitap #kitaptavsiyesi #book #instabook #instabooks #instagram #booklover #today #okumatavsiyesi #books #booklove #bookish #bookstory #booknow #instabook #instagood #library #kütüphane #sahaf #bookshelf
"Çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici örtüye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkasından göstermeye mecburdu, sanat eserlerinden faydalanabilecek durumda olanlar her şeyden önce avunmak, oyalanmak istiyorlardı..." "... ama ruhumuz böyle gökyüzlerinde uçup dururken birdenbire yere inip insan küçüklüğü ile karşılaşmak ne tuhaf oluyor." "Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. Hep kötü, sakat şeyleri mi göstereceksin? diyorlar. Cümle alem bu köpeğin onda biri kadar rahata kavuşsun, bakın ben bir daha acı şeylerden söz açar mıyım?" "Şirince: eskiden burada oturan herkesin kendine göre malı vardı. Bütün bu ovaların dağların nimeti hep burda kalırdı. Şimdi buraların sahibi olan beyler, ne alıyorlarsa başka yere götürüyorlar." "Zaten işkence nedir? İrademiz ve kafamız bizi küçültecek bir iş yapmadıkça, işkence sade bir fizyoloji meselesidir." "Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız." . . . #sabahattinali  #sırçaköşk  #igread  #igreads  #reading  #okuyorum  #neokuyorum  #kimneokudu  #bookstagram  #today  #neokuyorum  #kitap  #kitaptavsiyesi  #book  #instabook  #instabooks  #instagram  #booklover  #today  #okumatavsiyesi  #books  #booklove  #bookish  #bookstory  #booknow  #instabook  #instagood  #library  #kütüphane  #sahaf  #bookshelf